🥋 Baban Izin Vermiyor Ki Odun Atalım
Kötülükgöbek açık giymiyincede oluyor ama dişi olman yeterli. Yorumla. Enginsvy06. +1 yıl. Tamam haklisin olabiliyor ama hani kendimi babanin yerine koyuyorum Şu an butun gencler oyle derdim ama bende izin vermezdim belki kendi kizina yakistirmiyodur.
Babanderslerin etkilenir diye izin vermiyordur. Hem aldığın oyunları babana katkısı yok hadi bilgisayar gibi tüm ailenin kullanacağı bir şey olsa izin verir. Bence oyuna hiç kafa yorma derslerine yoğunlaş sonra zaten kendi paranla alırsın babana yük olmazsın. Yuspro Kilopat Katılım 31 Temmuz 2014 Mesajlar 816 Makaleler 1 Çözümler 5 26 Ocak 2015 #7
İzinverin Baltacının resmini asalım. Şiiri pek anlamlıydı. *** Atatürk’e de saldırılar her dönemde olmuş, o dönemlerde de hemşerimiz Neyzen Tevfik Kolaylı Atatürk düşmanlarına. İşgaldeki hali sakın unutma, Atatürk’e dil uzatma sebepsiz. Sen anandan yine çıkardın ama. Baban kimdi bilemezdin şerefsiz. Diyerek selam
Birisenin izin biride benim . Kul Yusuf der ikimizi sordular Şura senin, bura benim, anan aşağı, baban yukarı “derken sabah ki tarif edilen yer öğlen olmadan bitirilmiş Ondan sonra, işçiler tarlanın başka bir yerinden pamuk toplamaya başlamışlar, bir başından öbür başa vardıklarında da öğlen olmuştu zaten
WEBVTT1 --> 00:00:03.741 Cehennemin Kapısı'nın nasıl kapatılacağını buldum. 2 00:00:03.743 --> 00:00:06.877 Basitçe tanrı birkaç teste tabi tutuyor. 3 00:
104) Hınç işte böyle çiftyönlü bir işlev görebilirdi. Bir yandan da "Alman halkının kendi ulusal tarihinden bir kesitin zaman tarafından etkisizleştirilmesine izin
Read21 haziran 2013 by halkin sesi on Issuu and browse thousands of other publications on our platform. Start here!
vbBBRvw. Adamın biri önüne geleni... Adamın biri nerde eğilmiş bi kadın görse arkadan böyle sürüp gün adam tam iş başındayken melekler onu yanına çagırmış bir daha yaparsan seni cehenneme göndeririz demişler. Adam tövbe etmiş bi süre. Bir gün adam otobüse binmiş önündeki kadın parayı düşürmüş almak için egilmiş ve adam dayanamamış. İş bitince puf diye cehenneme gitmiş. Kadın hamile kalmış ve çocukta aynı babası gibiymiş. Bir gün melekler onuda yanına çagırmış ve bir daha yaparsan seni de baban gibi cehenneme göndeririz demişler. Çocuk tövbe etmiş ama üç beş gün sonra dayanamamış ve puf diye cehenneme gitmiş. Çocuk bi bakmış cehennem buz gibi herkes yanına yaklaşmış demiş ki-Ya cehennem dediğin yanar kazanlar kaynar burası neden böyle?zebani cevap vermiş-*mına koyiim baban izin vermiyo ki eğilipte iki odun atalım! Temell Amerikada en az 3 farklı objeyi kullanarak dünyanın temel sorunlarının ifade edilmesine dayanan bir yarışma düzenlenir. Bu yarışmaya bizim Temel de katılır ve sahneye başında gaz maskesi elinde bir demet çiçek ve prezervatif takmış bir şekilde çıkarak birincilik ödülünü kazanır. Sunucu Temel'i yanına çağırarak bu objelerden maske ile dünyadaki çevre kirliliğine, çiçeklerle doğanın korunmasının gerekliliğine ve prezervatifle de doğum kontrolünün önemine dikkat çektiğiniz için bu ödülü size layık gördük der. Bunun üzerine Temel aslında ben " prezervatifle sevişmek gaz maskesiyle çiçek koklamaya benzer. " demek istemiştim der. SORUUU Kanadı var uçamaz, peteği var bal yapamaz,nedir bu?Cevap Spastik arı Siz BeNi Ne Sandınız Bir partide adamın biri, güzel bir bayanın yanına yaklaşmış ve "Bayan,size bir milyar lira versem bu gece benimle beraber olur musunuz?"demiş. Kadın biraz duraksamış ve "Neden olmasın?" diye cevap biraz sonra "Peki 5 milyon versem benimle beraber olur musunuz?"demiş. Kadın bu sorunun üzerine bozulmuş ve "Siz beni ne sandınız?"demiş. Adam bunun üzerine cevap vermiş Ne olduğunuzu anladık da fiyattaanlaşmaya çalışıyoruZ Biraaaa ''hey Koca Gotlu Bana Bir Bira'' Diye Seslenir. Kisa Bir Tartismadan Sonra Adam Bardan Atilir.... Iki Gun Sonra Ayni Adam Ayni Bara Gelir Ayni Barmen Kiza ''hey Kucuk Memeli Bana Bir Bira'' Diye Seslenir. Gene Tartisma Ve Bodyguartlar Yine Adami Bardan Atarlar... Uc Gun Sonra Adam Yine Gelir. Zorla Ve Kibar Olacagina Soz Vererek Bara Girer. Butun Gozler Uzerindeyken Ayni Barmen Kiza Yonelerek ''bir Bira Rica Ediyorum'' Der. Ikinci,ucuncu,dorduncu.... Adam Gayet Kibar... Sonunda Barmen Kiz Cesaret Alip Adama Yaklasir Ve Yavasca ''gercekten Goguslerimi Kucuk Mu Buldunuz"diye Sorar. Adam Sakin ''evet Ama, Sanirim Basit Bir Cozumu Var'' Kiz Heyecanla ''nasil'' Diye Sorar... Adam "her Gun Bir Parca Tuvalet Kagidi Alip Gunde Bir Veya Iki Kez Memelerinin Arasina Sureceksin''diye Yanitlayinca Kiz Umutla "gercekten Ise Yarar Ve Goguslerim Buyurmu Ki '' Diye Sorar. Adam Kendinden Emin Bir Ifadeyle ''kesinlikle, Bak Ayni Yontem Gotunde Nasil Ise Yaramis'' HiiiÇÇ Adam günün yorgunluğu üzerinde, perişan bir vaziyette İETT durağında otobüs beklemektedir. Nihayet uzun bir zaman sonra beklediği güzergâhın aracı gelir ve biletini attıktan sonra arka taraflara doğru ilerlemeye başlar. Bir, iki adım ilerisindeki çift kişilik koltuğun boş olanına doğru ilerler; tam oturacağı sırada engelleyici bir ses tonu onu durdurur - Buraya oturamazsın! Ben kimim biliyor musun? - Kim olduğunuzu bilmeli miyim? - Ben Yrd. Doç. falan kişiyim. - Evet? - Benim gibi kıdemli birinin yanına oturamazsın! - Size bir soru sormak istiyorum. Siz Yrd. Doçentlik ünvanınızdan sonra ne olacaksınız? - Doçent. - Peki sonra? - Şayet başımıza bir şey gelmezse Profesör. - Daha sonra? - Belki zor ama, Ordünaryus Profesör. - Evet... Peki bu dereceden sonra? - Hiiç... - Ben şimdiden 'hiç'im; lütfen müsade edin yanınıza oturayım... - !!?
18 Yaşından Küçükler Okumasın!Uyarmadı demeyin... Üç yumurta İki adam yolda giderken eski bir gaz lambası görürler ver tekme atarlar. Lambanın kapağı açılır ve içinden bir cin çıkar. Bu sayede serbest kalan cin adamlara bir iyilikte bulunmak ister ve herbirine üçer adet sihirli yumurta verir sonra adamlara söyle der- Bir isteğiniz olduğu zaman önce yumurtayı kırıp sonra dileğinizi söyleyin ve anında gerçekleşir. Yumurtaları alan adamlar heycanla ayrı ayrı yönlere koşarak giderler. Altı ay sonra bu adamlar yine karşılaşırlar. Biri cok zengin olmuştur,diğerinde ise hiçbir değişiklik olmamıştır. Zengin olan diğerine yumurtaları ne yaptığını sorar. Diğeride başlar anlatmaya- Senden ayrıldıktan sonra yumurtalardan biri elimden düştü ve kırıldı ''aha şimdi *arrağı yedik'' der demez her taraftan *arraklar gelmeye basladı, sonra ikinci yumurtayı kırdım ve bütün *araklar gitsin dedim. Diğeri sormus 'Peki üçüncü yumurtayı ne yaptın''- Ne yapayım, kendi *aragımı geri biri bir bankaya girmiş ve bankadaki görevli kadına".mına kodumun bankanızda boktan bir hesap açtırmak istiyorum" demiş. Kadın bir anda böyle bir laf beklemediği için şaşırmış ve afallamış... - "Afedersiniz anlayamadım, tekrar eder misiniz?" demiş. Bunun üzerine adam".mına kodumun bankanızda boktan bir hesap açtırmak istiyorum" demiş tekrar, kadın çok bozulmuş ve - "Aman beyfendi sözlerinize dikkat edin lütfen ve lütfen ne istediğinizi kibarca söyleyin" demiş. Neyse adamda hiçbir değişme yok, aynı lafı tekrar tekrar söylemiş. En sonunda bankodaki kadın dayanamamış ve"Ben sizi müdürümün yanına götüreyim, derdinizi ona anlatın" demiş. Müdürün yanına gitmişler adam gene aynı şekilde müdüre isteğini iletmiş. Müdür - "Beyfendi elemanım son derece haklı, bu şekilde konuşursanız korkarım size yardımcı olamayacağım, lütfen bu şekilde konuşmanızın nedenini anlatır mısınız?" demiş. Bunun üzerine adam "Azına sıçtımın sayısal lotosunda en büyük ikramiye bana çıktı ve bunu .mına kodumun bankanızda boktan bir hesap açtırarak değerlendirmek istiyorum"demiş...Bu lafı duyan müdür eliyle bankodaki bayanı işaret ederek - "Ve bu *rospu size yardımcı olmuyor ha...?"RahipBirgun bir adam ormanda kaybolur gece karanliginda bir kilise gorur ve geceyi burada gecirmek ister, kapiyi calar basrahip kapiyi acar,basrahibe tanri misafiri oldugunu yolunu kaybettigini bir gece kalip gidecegini kabul eder tabi ki gece herkes uyumaya cekilir,fakat adamin gece yarisi tuvalete gitme ihtiyaci dogar ve tuvaletiaramaya koyulur. Once bir kapiyi acar bakar ki guzel bir kadin geceligiyle ortada dolasiyor sasirir..Sonra baska bir kapiyi acar burada da rahipler yerde daire biciminde oturmus hepsinin aleti meydanda ortada da bir sinek ucuyor buna da cok sasirir;Adam sonra bir kapi daha acar ve adam birde ne gorsun bir rahip aletinden tavana asilmis saskinligi bir kat daha artan adamsonunda ihtiyacini giderip yatar. Sabah olunca butun bu gorduklerini basrahibe anlatir ve sebebini sorar.. Rahip de anlatmaya baslar-"O gordugun guzel kadin var ya iste o bizim ihtiyacimizi karsilar,o ortada ucan sinekte hangimizin aletine konarsa o gece kadinla o beraber olur"Adam sorar -"Peki o aletinden tavana asilan rahip neyin nesidir ?"Basrahip hemen cevap verir-"O var ya o, ****pu cocugu, aletine bal suruyormus meger!"Kralın atıKral atını çok ama çok severmiş, onu her şeyden üstün tutar adeta üzerine titrermiş, ama bizim kral son zamanlar baya dertliymiş çünkü atı sürekli ağlamaktaymış, gel zaman git zaman bizim kral ülkenin dört bir yanına haber salmış ve atını güldüreni ödüllendireceğini, malk mülk sahibi yapacağını bunu başaramıyanlarında kellerinin gideceğini duyurmuş. Çok kişi şansını denemişsede atı bir türlü güldürememiş ve kellerinden olmuşlar...Osmanlının biride şansını denemek istemiş ve krala başvurmuş, neyse bizim osmanlıyı atmışlar ahıra, iki dakika geçmeden atın kahkahaları duyulmaya başlamış ve bizimkisi ödülünü alıp köyüne dönmüş, kral bu işe bir türlü anlam verememişsede, atının gülmesine çok mutlu olmuş. Aradan üç ay geçmesine rağmen at hala kahkahalar atıp gülmeye devam ediyormuş. Bunun üzerine bizim osmanlıyı tekrar çağırıp atı eskisi gibi ağlatmasını yine ahıra dalmış ve iki dakika içinde atı hüngür hüngür ağlatmayı başarmış. Kral dayanamayıp osmanlıyı yanına çağırmış ve sormuş;- ''Yahu osmanlı bu ata sen neyapıyosun''.- ''Kulağına bişeyler fısıldadım sadece efendım''.- ''Ne fısıldadın'ki ilk önce kahkahaya boğuldu bu at''.- ''Hiiiiç sadece benimkisi seninkinden daha büyük dedim''.- ''Yaa peki nasıl ağlattın''- ''ikinci seferde çıkarıp gösterdim efendim''...İddacı Favorim!İşsiz güçsüz bir adamda kaynağı bilinmeyen çok ama çok fazla para varmış Herkes bu kadar çok parayı nerden kazandığını araştırıp duruyormuş. En sonunda adamı karakola çağırmışlar o kadar paranın hesabını vermesi için. adam gitmiş karakola. komser hemen lafa dalmış. -anlat bakalım bu kadar parayı nasıl kazandın. üstelik bir işin bile yok. -ben herkesle iddiaya girerim komserim. ve her iddiayı da kazanırım. -olum sadece iddiaya girerek bu kadar para kazanılırmı. -size kanıtlıyablirim komiserim. -nası kanıtlıyacan. -sizinle bi iddiaya girelim benim hiç iddia kaybetmiyeceğimi anlarsınız. 100 dolarına bahse girerimki ben sol gözümü ısırırım. Komiser düşünmüş. bi insan nasıl gözünü ısırabilir diye ve sonunda olamıyacağına karar verip iddiaya girmiş. adam bunun üzerine takma olan sol gözünü çıkarıp ısırmış. Komiser hayretle onu izledikten sonra. - tamam ama bir iddiayla sana inanacak değilim demiş. adam peki demiş. - 500 dolarına iddiaya girerimki. sağ gözümü de ısırırım. Komiser iki gözü de takma olsa bu adam göremez herhalde deyip bi daha girmiş iddiaya. Sonra adam takma dişlerini çıkarıp sağ gözünü de ısırmış. komser yine şaşırmış ama pes etmemiş. Hala inanmadım demiş. Adam tamam sizinle son bir iddiaya daha girelim üstelik bu sefer bedava demiş. Komser hemen kabul iddia demiş? -benim s*kimin uzunluğu buradaki herkesin s*klerinin toplam uzunluğundan daha fazladır demiş. komser şöyle bi etrafına bakmış. Yaklaşık on kişi var. herbirininki 15 santim olsa toplam 150 santim yapar. Tamam demiş girmiş iddiaya. Adam indirmiş donunu bi bakmışlar ki küçücük bişey. Komiser hani uzundu lan demiş. Adam çekin komserim. Çekerseniz uzar demiş. komser adamın şeyini çekmeye başlamış. Çekiyomuş çekiyomuş. Uzamıyomuş. O sırada adam bi arkadaşına telefon etmiş. -"Alooo Ali olum komserin eline verdim DOLARI hazırla!.."HiçAt arabacısı arabasını kenara çekmiş dinlenmekte at'da malı sallamışo esnada bir kadın çocuğu ile geçerken çocuk merakla atın malı göstererek; - ''Anne bu ne'' der. Kadın;- ''hiç yavrum hiç'' der. çocuk tekrar sorar. Kadın gene;- ''hiç yavrum hiç'' der. Arabacı dayanamaz;- ''Abla Abla sen bunada hiç diyorsan Gözünü toprak doyursun'' gelKarlı bir kış günü genç bir adam dagda mahsur kalmış soğuktan ve açlıktan ölmek üzereyken bir ışık görmüş, ışık bir evden geliyormuş. Neyse adam evin kapısını çalmış, kapıyı yaşlıca bir kadın açmış adamı içeri almış, adam açım susuzum filan derken neyse adamın karnını doyurmuş yatarken yaşlı kadın iki kızını çağırmış, adama tanıtmış, bak demiş bu büyük kızım geçen yıl dul kaldı, bu küçük kızım halen bekar. Biz bu evde üçümüz yaşarız... adam bir bakmış hepsi birbirinden güzel ama yani ayıp olacak neyse akşam olunca yatmaya karar vermişler, ama kadın fazla yatağımız ve odamız yok demiş biz kızlarla beraber yatarız sende yerde yatarsın demiş adama.... adam kabul etmiş ve hepsi aynı odada yatmışlar.... biraz zaman geçince adamın aklına tabi malum aktivite gelmiş ama nasıl olur hepsi beraber uyuyorlar diye sesini çıkaramamış.... biraz daha zaman geçince, dul kız başlamış sayıklamaya - Dula gel, dula gel diye adam dayanamamış tabi hemen çıkmış yatağa dula sokulmuş, biraz takıldıktan sonra bekar kız başlamış konuşmaya - Bolu bırak dara gel, bolu bırak dara gel... adam mutlu bir şekilde kıza yönelmiş ama arada anne yatmakta.... adam tam geçerken kadının üstünden kadın başlamış sayıklamaya - Bok yeme sıradan gel, bok yeme sıradan gel..PozisyonYeni evli iki çift gerdek gecesi sevişmek için hazırlanırken kadın birden eşine -Yapamayacağım, der. Eşi sebebini sorduğunda -Bu papağan bana bakarken rahat davranamıyorum, yanıtını verir. Bunun üzerine adam papağana doğru yönelir. Papağana - Şimdi arkanı dön. Eğer bizim tarafa dönecek olursan senin ananı *ikerim, üzerine papağan arkasını döner. Karı kocanın işi biter, sabah olur. Papağanın arkası hala dönüktür. Çift ise balayına gitmek içinvalizlerini toplamaya başlarlar. Fakat son bir parça valize sığmamaktadır. İçeride şu diyalog geçer- "İttir ittir..."- "Olmuyor ittiriyorum."- "Biraz daha zorla, girdi girecek."- "Dayanamayacağım, gücüm kalmadı."- "Ha gayret, sık dişini, az kaldı giriyor."- "Yok bu böyle en iyisi gardolabın üstüne çıkıp oradan atlayiim, belki o zaman girer."Bunun üzerine papağan arkasını dönerek - "Valla diil anamı, sülalemi mikseniz bu pozisyon kaçmaz..." [size=18]Odun[/size]Adamın biri nerde eğilmiş bi kadın görse arkadan böyle sürüp gün adam tam iş başındayken melekler onu yanına çagırmış bir daha yaparsan seni cehenneme göndeririz demişler. Adam tövbe etmiş bi süre. Bir gün adam otobüse binmiş önündeki kadın parayı düşürmüş almak için egilmiş ve adam dayanamamış. İş bitince puf diye cehenneme gitmiş. Kadın hamile kalmış ve çocukta aynı babası gibiymiş. Bir gün melekler onuda yanına çagırmış ve bir daha yaparsan seni de baban gibi cehenneme göndeririz demişler. Çocuk tövbe etmiş ama üç beş gün sonra dayanamamış ve puf diye cehenneme gitmiş. Çocuk bi bakmış cehennem buz gibi herkes donuyor. Zebanilerin yanına yaklaşmış demiş ki-Ya cehennem dediğin yanar kazanlar kaynar burası neden böyle? zebani cevap vermiş -*mına koyiim baban izin vermiyo ki eğilipte iki odun atalım![size=18]10 dolar[/size]Adamın biri işine giderken boş bir binanın önünden geçer ve bu sırada gözüne şu yazı takılır.'Giriş 10 dolar'.Şaşırır boş bir bina içinde ne olabilirki diye merak eder. Tabi bu arada cebindede sadece 10 doları vardır. Ama merakını yenemez ve içeri girer. Bomboş bir oda ve odanın ortasında bir keçi. Çok sinirlenir. Keçiyi yakalayıp bi güzel * gün yine aynı binanın önünden geçer ve bir grup insanın binanın arka tarafına doğru gittiğini görür. Herkesin küçük bi delikten içiri baktığını görünce yine dayanamaz bende bakacağım der ve bide ne görsün. Bi adam bi adamı * Ulan ****lere bak be. Hiç ahlak kalmadı derken kalabalıktan biri yüksek sesle- Birader sen ne diyosun bu bişeymi dün adamın biri keçiyi * ErkekOrta yaşlı zengin ve dul bir kadın artık hayatını yanlız geçiremeyeceğini anlayarak gazeteye bir ilan vermiş;- ''Zengin bir dul bayan hayatını paylaşabileceği bir hayat arkadaşı arıyor yanlız aşağıda yazılı şartlarıma uyması gerekir''.1. - ''BENİ DÖVMEYECEK''.2. - ''BENİ BIRAKIP KAÇMAYACAK''.3. - ''YATAKTA SÜPER OLACAK''.Aylarca telefon çaldı. Ev mektuplardan geçilmedi ve kapının zili durmadı ama sonuçta kadın hiçbirini beğenmedi ve kendine uyğun bulamadı. Bir gün kapı çaldı, kadın kapıyı açtığında yerde paspasın üzerinde yatan kolları ve bacakları olmayan bir adam ''Kimsin? Ve burada ne yapıyorsun?''.- ''Merhaba, artık aramanız gerekmiyor, bugün şanslı gününüz ve ben hayallerinizdeki erkeğim bakın kollarım yok sizi dövemem bacaklarım yok istesem'de kaçamam!''.- ''Eee.. Yatakta süper olduğunu nerden çıkardın?''.- ''Kapıyı neyle çaldık sanıyorsun''...Stilinizi beğendimHatice öğretmen sınıfa sorar;- ''1 dalda 7 kuş var avcı ateş edip 3'ünü vuruyor kaç kuş kalır''. Haylaz bir öğrenci cevap verir;- ''öğretmenim hiç kuş kalmaz''. öğretmen önce şaşırıp;- ''aferin yanlış cevap ama stilini beğendim'' der. çocuk;- ''ben size bir soru sorabilirmiyim''.öğretmen;- ''evet''.- ''karşıdan üç bayan geliyor hepsi dondurma yiyor birisi emerek birisi yalayarak birisi ısırarak bunlardan hanğisi evlidir''. öğretmen biraz sıkılarak;- ''emerek yiyendir'' der. öğrenci;- ''yanlış cevap parmağında alyans olan evlidir ama sizinde stilinizi beğendim''...Bitti...
Ben Kimim? Kimim Ben? 1978 Haziran doğumluyum, Şubat 2010’dan bu yana anneyim, Haziran 2006’dan beri Arkın’ın karısı, Ekim 2009’dan bu yana da halayım… Üniversitem İstanbul İşletme. Ancak şöyle bir gerçek var ki, bir kere bile oraya ait hissetmedim. Hangi okuldan mezunsun sorusunun cevabı benim için her zaman “Avusturya Lisesi.”..
Anneme ne çok kızardım “baban izin vermez” dediğinde. Bazen babama sormadan böyle söylediğini bilir, ama bir şey yapamazdım. Aaaa bir baktım, tıpa tıp olmasa da izlediğimiz yol aynı! Biliyorum doğru değil. Biliyorum başka yöntemleri de var ama işte üst üste “hayır” demektense bu cümleyi tercih ettiğim oldu. Mesela kask konusu. Kask olmadan scooter ya da paten kaymasına karşıyız karı koca. Kaç kez düştü ve kask darbe almasını önledi. Ne zaman ki bir arkadaşımızla buluşsak, çocuğu kask takmasa, Irmak da istemiyor. Onu çok iyi anlıyorum. Ama izin vermiyorum. Arabada oto koltuksuz gitmek gibi bir şey bu bizim için. Ah bu da ayrı konu. Çocuk neden oto koltuğuna oturtulmaz, neden kucakta götürülür, bunu anlamıyorum, anlayamıyorum, anlamak da istemiyorum. Eğer yalnızsak, işin içinden çıkamıyorsam, “her annenin kuralı farklıdır” cümlesi ile ikna edemiyorsam, “baban izin vermiyor” giriyor devreye. Ve işin bir de diğer yönü var. “Hayır” desem de bazen üzülmesin diye yelkenleri suya indirdiğim oluyor. Bu cümleyle kendimi de durdurmuş oluyorum. Ya da arabada giderken iPad izleme meselesi… Kim izlerse izlesin, ben vermek istemiyorum yolda eline iPad’i. Alışsın da istemiyorum. Çünkü Irmak yoldan keyif alan bir çocuk. Çocukla yolculuk konusunda sıkıntı yaşamıyoruz. iPad’e alışırsa ne oyun oynayabiliriz, ne sohbet edebiliriz. Artı, ne gerek var? Çok küçükken bir DVD Player almıştık koltuk arkasına asmak için. Hani yolda sıkılırsa diye. Baktık ki yolculuklar keyifli ve arabada uyuyan bir çocuk, devreye sokmadık hiç. Duruyor evde. Zaten neden almışız, onu da anlamıyorum. Hiç gerek yokmuş. iPad izlemekten bir farkı mı var sanki? Bir arkadaşımın kızı iPad izliyordu ve Irmak’a vermemiştim. İkna olmayınca da “baban izin vermez” derken bulmuştum kendimi. “Baban izin vermez” diyorum da babasını asla ve asla kötülemiyorum. Baba izin vermez derken, babasının bu kararını desteklediğimi belirtiyorum mutlaka. Onu haklı bulduğumu da. Ortak kararımızı, onun üzerinden söylüyorum diyelim. Babasıyla ilgili düşüncelerini değiştirecek bir şekilde yapmıyorum. Bunu da yapmayı asla istemem. Hatta ilişkilerine zerre zarar vermekten korkarım. Kendime kızsam da, hatta sonradan üzülsem de bugüne kadar 5-6 kez yapmışımdır “baban izin vermiyor” savunmasını. Konuyu Arkın’a açtım. “Ben de sen yokken annen izin vermez’ diyorum” cevabını alınca rahatladım. Bencilce bir rahatlama olduğunun farkındayım. Sınavdan tek zayıf alan ben değilmişim gibi hissettim bu cevabı duyunca. Bunu söylerken onun da beni kötülemediğine eminim. Hatta şöyle bir çözüm buldum. Geçen sene birlikte paten kayacaktık. Normalde dizlik takmıyorum. Çıkarttım bagajdan dizlikleri, taktım. Şaşırdı. Neden taktığımı sordu. “Biliyorsun dizim sakat, baban dizlik olmadan bu patenlerle kaymamı istemiyor” dedim. Daha çok şaşırdı. Babasının da bizi korumak için izin vermediğini anladı… Yukarıda da söylediğim gibi, annemi bir kez daha çok iyi anlıyorum. Üst üste hayır dememek için, o sırada işin içinden çıkamayan ebeveyn için bir çözüm işte bu cümle. Devir değişiyor ancak bazı şeyler hiç değişmiyor. Benim bir farkım, “baban kızar” demek yerine “baban izin vermiyor” demek. Aradaki farkın büyük olduğunu düşünüyorum. Annelerimizinki hataysa, bilmeden yaptılarsa, biz bazen “bile bile lades” diyoruz. Artık bunları genetik kodla mı yapıyoruz, gördüğümüzü mü uyguluyoruz yoksa gerçekten doğrusu bu mu, bilemiyorum ancak bir gerçek var ki; çocuklarımız büyüyor, biz de onlarla büyüyoruz. Evet buna inanıyorum ben. Onlarla büyüdüğümüze… Irmak’la birlikte büyüdüğüme. Kendimi artık daha iyi tanıdığıma. Hatalarımı görmeme ve onlarla barıştığıma. Bakış açımı değiştirdiğime… Ve bence asıl yaşadığım değişim şu ki, artık yukarıda yazdığım gibi ya da farklı bir hata yaptığım zaman “ne kadar kötü bir anneyim” deyip kendimi yerden yere vurmuyorum. “Ben iyi bir anneyim. Ama insanım ve hata yapabilirim” diyorum. Sesim yükseldiğinde üç gün uykusuz gezmiyorum. Sevgimi hissettiğine, her zaman onun yanında olacağımı bildiğine eminim. En önemlisi de bu değil mi zaten? Yine bir iç dökme yazısıyla başınızı şişirdim. Affedin. Siz de kullanıyor musunuz “baban izin vermiyor” kozunu? Bir not Psikolog değilim, çocuk gelişim uzmanı değilim, yaptığım doğru demiyorum. Bu nedenle asla ve asla “siz de yapın” gibi bir tavsiye vermiyorum. Sadece olanları, hissettiklerimi paylaşıyorum. Bu gibi yazıların ardından “anneleri yanlış yönlendiriyorsun, bu yaptığın yanlış” diyenler için açıklama yapmak istedim.
DHAOluşturulma Tarihi Ekim 16, 2020 1327Hakkari’nin Yüksekova ilçesindeki Örnek köyünde, babasının okumasına izin vermediği Hatice Temir, Çukurca’da oturan ablasının yanına yerleşip, ilkokula başladı. Tüm engellemelere, tüm zorluklara rağmen, önce ilk ve ortaöğretimini sonra da üniversiteyi bitirdi. Üniversite mezunu olarak döndüğü köyünde kendisiyle aynı durumda olan kız çocuklarına ve kadınlara destek olmak için dernek kurdu. Şimdi 29 yaşında olan Hatice Temir, kurduğu dernek sayesinde bir yandan kız çocuklarının eğitimine destek oluyor bir yandan da okuma yazma bilmeyen kadınlara eğitim 20 kilometre uzaklıktaki Örnek köyünde oturan, babasının okumasına izin vermediği Hatice Temir, Çukurca’da yaşayan ablasının yanına yerleşip, ilkokula başladı. İlkokul üçüncü sınıfa geldiğinde, Temir’in eniştesi, kayınpederi Cemal Temir’e "Dersleri çok iyi, öğretmen sürekli övüyor" deyince, babası bu durumu öğrendi. Cemal Temir, kızını yanına alarak sadece ilkokulu okumasına izin vereceğini KIZLARA DESTEK OLUYOR HEM OKUMA YAZMA ÖĞRETİYORLiseyi de başarılı bir şekilde bitirip üniversite sınavına giren Temir, Trakya Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü’nü kazandı. Bu bölümü de bitiren Temir, daha sonra memleketine dönüp kadınlara destek olmak için Yüksekova Kadınları Toplumsal Destekleme ve Kültür Derneği’ni kurdu. Kurduğu dernekle birlikte çok sayıda kız çocuğunun eğitime destek olan Temir, okuma yazma bilmeyen kadınlar için okuma yazma kursları düzenliyor, kadınlara psikolojik destek sağlıyor.BAŞARI BELGELERİMİ DUVARA ASIYORLARDI’İlkokulu bitiren Temir, daha sonra okumak istediğini ailesine söylediğini, ailesinin ise olumsuz yanıt verdiğini anlattı. Okumakta ısrar ettiğini belirten Hatice Temir, şunları anlattı "Ben daha çok inat ederek başardım. Sürekli okul birincilikleri aldım. Köyde herkes toplanıp Acaba Hatice ne getirdi?’ diye merek ediyorlardı. Ağabeyim başarı belgelerimi evin duvarlarına asıyordu. Böylece ortaokulu bitirdikten sonra burs almaya KIZLAR İÇİN UMUT OLMAK İSTEDİMLiseye başlarken ilk kez ailem benimle konuşup neler yapacağımı sordu ve ilgilendi. Ailem liseyi başarılı bir şekilde bitirmem durumunda üniversite okumam için engel olmayacaklarını söyledi. Bu benim için bir dönüm noktası oldu. Liseye Van’da devam ettim ve burslar almaya başladım. Köydeki kızlar için bir umut kaynağı olmak KADINLARI EKONOMİYE KAZANDIRMAKKadınlar üretim yapıp hayata karışmak istiyor. Kadınlar sosyalleşebileceği bir alan istiyor. Burada okuma yazma ve resim kursları açtık. Okuma yazma öğrenmeden ölmek istemeyen kadınlar gördük. Böylece derneğimiz gün geçtikçe büyüdü ve kadınlar bize başvurmaya başladı. Köydeki ürünleri pazarlamak isteyen kadınlar oldu. Tarım müdürlüklerinde kooperatif kurduk. Yüksekova’da hayalleri olan bir ekibiz. Hedefimiz kız çocuklarının eğitim konusunda desteklemek, kadınları ekonomiye kazandırmak."HEM PİŞMAN HEM DE GURURLUYUM’Köyde çiftçilik yapan 10 çocuk babası Cemal Temir, en küçük kızı Hatice’nin kendisinden habersiz okul hayatına başladığını ve hayallerine ulaştığını belirterek, "Şimdi hem pişmanım hem de gurur duyuyorum. Keşke kızımı dinleseydim okutabilseydim. Ama o kendi kendine okumayı kafasına sokmuştu. Okumaması için elimden geleni yaptım ama Hatice kazandı. Yüksekova’da Kadın Derneği açtı. Kadınların ve kızların umudu oldu. Buradan bütün kız babalarına sesleniyorum ben okutmadım sizler kız çocuklarınızı okutun" dedi.
baban izin vermiyor ki odun atalım