🕛 Ultrasonda Görülen Kist Bebek Olabilir Mi
qWYUE. Gebelikte ultrasonda 5 ya da 6. hafta içinde çiftler bebeklerini görmüş muayene işlemi karından ya da vajinal şekilde Ultrasonda Ne Zaman Hangi Haftada Görülür?Bebeğin Kalp AtışlarıBebek Ultrasonda Ne Zaman Hangi Haftada Görülür?Anne adayının hamile kalmasından sonra ve gebeliğin test yolu ile öğrenilmesinden sonra çiftleri ayrı bir heyecan beklemektedir. Bu süreçte çiftler için ayrı bir yolculuk başlar. Hamilelikte sürecin en doğru şekilde işleyebilmesi adına bebeğin ultrasonda görülmesi, gebelikte bebeğin ultrasonda kalp atışlarının dinlenmesi ve bebek hareketlerimin gebelikte hissedilmesi ve belli olması ne zaman ultrasonda görülür, ne zaman hareketleri ile kendini belli eder, kesesi ne zaman gözükür, kaç haftalıkken hareketleri oluşur, kaç haftalıkken ultrasonda gorunur, gebelikte bebek cinsiyeti ne zaman belli olur ve gebelik ile alakalı diğer soru ve detaylar için doktorlar yardımcı olacaktır. Bebek kesesi anne rahmine ilk bebeğin düşmesi ile oluşmaya hafta içinde de kesesi belli olur. Gebelikte ultrasonda bebek ne zaman belli olur, 5 ya da 6. hafta içinde çiftler bebeklerini görmüş olur. Bebek kesesi de bu dönemde çiftler tarafından görülür. Ultrasonda muayene işlemi bebek kesesi görülmesi ve bebeğin sonraki aşamalarının izlenmesi adına karından ya da rahimden yapılır. Vajinal şekilde yapılacak olan ultrasonda gebelikte 5. haftada kesesi gözükür. Anne adayının beklediği adet dönemini bir hafta geçmişse yapılacak olan erken muayenede bebek kesesi görmek mümkündür ve bu işlem ilk olarak vajinal ultrasonda gözlemlenir. Bebek kesesi karından bakılacak olan ultrason ile ne zaman görülür, ilk olarak 5 ya da 6. haftada belli olur ve ise gebelikte ilerleyen zaman içinde görülür. 5 ila 6 hafta aralığında bebeğin cinsiyeti belli olmaz, kendisi gözlemlenmez, sadece ilk olarak kesesi görülür. Hamilelikte ilk dönem içinde HCG hormon seviyelerinde farklılıklar oluşmaya başlar. HCG hormonu ne zaman artar, hamileliğin oluşması ile hormon seviyesinde artış görülür ve sonrasında idrarda artmaya başlar. Bebeğin Kalp AtışlarıÇiftler en sık bebeğin cinsiyeti ve kalp atışlarını görmek ile duymak arasında stres altına girerler. Stres ve sorun yaşanması hamilelikte sorunlu zamanların yaşanmasına sebep olur. Özellikle ilk üç aylık dönemde cinsiyeti ya da farklı detayları ile alakalı olarak strese giren kişilerde sık şekilde düşük gözlemlenebilir. Bebeklerin cinsiyeti ve kalp atışları farklı haftalarda anne adaylarında 5 hafta içinde kalp atışları dinlenebilmektedir. Her anne adayı bu süreçte bebeklerinin kalp atışları ile hareketlerini en kısa zamanda duymak ister. Özellikle de ilk hamileliği olan kişilerde bu diğer bayanlara daha yoğun şekilde yaşanır. Bebeklerin hareketinin hissedilmemesi ve kalp atışlarının duyulmaması çiftlerde oldukça yoğun şekilde tedirginlik ve üzüntü yaratır. Bebeklerin anne ve babalarına 5. haftadan itibaren kendilerini kalp atışları ve hareketleri ile hissettirmesi sağlıklı ve huzurlu bir bebek olduğunu bebekleri ve hamilelik süreci ile aklına takılan tüm soruları ve detayları ayrıntılı şekilde doktorlarına sorması ve detaylı yanıtlar alması gerekir. Bu süreçte anne adayının psikolojik açıdan mutlu olması ve rahat olması UZMANIUzm. Dr. Nahas Hikmet KESKİNEĞE yayınlanan tüm makaleler, Özel Ankara Cerrahi Tıp Merkezi uzmanlarının kontrolünde doğrulanır, düzenlenir ve yayına uygun hale getirilir. web sitesinde okuduğunuz makaleler ile ilgili tüm şikayetlerinizi, önerilerinizi ve düşüncelerinizi iletişim sayfamızdaki formu doldurarak
Dr. Kağan Kocatepe'nin youtube kanalında hazırladığı video içeriğinin transkripsiyonu video sayfanın en aşağılarında Detaylı ultrasonda bebekte ciddi sorunlar, erken doğum riski, plasenta yapısı ve renkli Dopplerde direnç gibi sorunların saptanmasının veya saptanamamasının önemi En sık sorulan sorulardan bir tanesi de şu Detaylı ultrason yaptırmazsam olur mu? Tabii ki olur. Detaylı ultrason ne işe yarıyor? Bebeğin tepeden tırnağa organlarının iyi olup olmadığına bakmak bir, ikincisi rahim ağzı kalınlığı ölçümü, rahim ağzı uzunluğu ölçümü, erken doğum riskini belirlemek için. Üç, renkli doppler testi. O da ne için? Gebeliğin ilerleyen dönemlerinde gebelik zehirlenmesi gelişme olasılığı ve/veya bebeğin küçük kalma olasılığı, 2500 gramın altında gelişme geriliği olma olasılığı yüksek mi değil mi onu belirlemek için. Yani aslında çoğunlukla yapılan detaylı ultrasonografilerin zaten %90'ı normal çıkıyor. O yüzden %90 olasılıkla aslında gereksiz yere girilmiş oluyor. Ama %10'luk bir kısmı var ki, rahim ağzı eğer ince bulunursa, renkli dopplerde notch, yani çentik, direnç artışı gibi bulgular saptanırsa bunlar önlemi alınabilen şeyler. Eğer rahim ağzı ince bulunursa, o zaman istirahat etmek gerekir, daha fazla istirahat etmek gerekir, progesteron ilaçları kullanmak gerekebilir. Hatta bazen serklaj gerekebilir, rahim ağzının bağlanması gerekebilir. Renkli Dopplerde notch bulgusu veya direnç bulgusu saptandığı zaman, gebeliğin daha sıkı takip edilmesi gerekir. Ama detaylı ultrasonografide birde bir grup anomali var ki, bunlar çok ender görülen şeyler. Bir grup anomali var ki, bu bebeklerin doğumunun tersiyer merkez dediğimiz, yenidoğan yoğun bakım ünitesi olan, içinde çocuk cerrahı barındıran, içinde yenidoğana ameliyat yapılabilecek üniteler barındıran bir ameliyat ortamının olduğu bir hastanede yapılması gerekiyor. Nedir bunlar? Ductal dependent dediğimiz türde kalp anomalileri. Duktus arteriozus denen yapı, yani rahim içinde 2 tane büyük damarın birbiri arasındaki kan alışverişini sağlayan yapı, normalde bebek doğduktan sonra kapanıyor. Duktus arteriozus, pulmoner arterle yani akciğer atardamarı ile aort arasındaki duktus arteriozus denmesinin nedeni duktus kanal demek yapının doğumda normalde kapanması gerekirken bu tür kalp rahatsızlığı olan bebeklerde kapanması bebeğin aleyhine olabiliyor. Çünkü o duktus lezyonunun yani açık olan yerin arkasında kalan bazı lezyonlar bebek doğduktan sonra bebeğe oksijen götürebilmesi için onun açık kalmasına ihtiyaç duyuyorlar. İşte bebek doğduktan sonra o anomaliler önceden görülürse eğer, büyük kalp anomalileri bunlar, hemen bebek doğar doğmaz bazı ilaçlarla o yapının kapanması değil, bilakis açık kalması sağlanıyor ameliyata hazırlanana kadar. Çünkü eğer o kapanırsa o zaman o arkadaki esas kalbin içindeki büyük anomali bebeğin kaybedilmesine neden olur. Detaylı ultrasonun avantajı nedir? Bunlar görülmesi zor anomaliler. Görüldüğü zaman da, ductal dependent bir kalp anomalisi varsa mutlaka o bebek doğduktan sonra da o duktus arteriozusun açık kalması lazım, kendiliğinden kapanmasının engellemesi lazım. Bu da ancak çok tecrübeli bir yenidoğan kardiyoloğu tarafından, çocuk kardiyoloğu tarafından yapılması lazım. Onun dışında eğer gastroşizis veya omfalosel gibi, yani karın defektleri varsa eğer oradan da bağırsaklar bazen de karaciğer dışarı çıkmışsa, bunların da tecrübeli bir ekip tarafından doğurtulması lazım ki, bunlar ameliyatla giderilebilen şeyler, yani karın içine tekrar koyulabiliyor bağırsaklar ve karaciğer. Ama önceden bilinmesi, ona göre hazırlıklı olmasını sağlıyor. Yani normal doğumda bununla karşılaşmanın hiçbir anlamı yok. Doğurtuyorsunuz mesela bağırsaklar dışarıda. Onun dışında bazı plasenta anomalileri var. Plasentanın mesela rahim duvarına yapışması, rahimin bütün duvarı boyunca ilerlemesi. Plasenta akreata, inkreata, perkreata. Ortak olarak bunlara plasental invazyon anomalisi diyoruz. Yani plasentanın yerinde durmak yerine myometrium dediğimiz rahim kasının içine ilerlemesi. Çok dikkatli yapılması gerekir bunların ameliyatının. Çünkü bebek doğar, plasentayı çıkartmak üzere elimizi attığımız zaman çok şiddetli hayati kanamalara neden olabilir. Bu da detaylı ultrasonografide gayet güzel bir şekilde çoğunlukla görülebiliyor. En azından şöyle denebiliyor, şu anda plasenta akreata yok ama 30. haftada tekrar gelin tekrar bakalım. Çünkü o anda belki henüz daha o invazyon rahim içine doğru ilerlememiş olabilir, plasenta yapışmamış olabilir ama 30. haftada yapışmaya başlamış olabilir. Onun dışında aslında bakarsanız çok da fazla bir şey yok yani detaylı ultrasonografi yapıldığı zaman eğer bebeğin yapısı bu böyle özellikli bazı büyük anomaliler dışında ufak tefek bazı anomaliler içeriyorsa onlar zaten hayatı şeyler değil. Ama hakikaten de detaylı ultrasonografinin bir de rahatlatıcı bir özelliği var. Yani detaylı ultrasonografiye girmezseniz içiniz içinizi yiyor. Keşke girseydim keşke girseydim bak 20. hafta da girecektim, 30 oldum 10 haftadan beri çok üzülüyorum acaba bir şey var mıdır diye, bu doğuma kadar devam ediyor. En güzeli eğer doktorunuz öneriyorsa, kendisi yapıyorsa detaylı ultrasonografiyi yapacaktır zaten ama, 2. bir merkeze gidip bir radyolog veya bir perinatolog yapsın diyorsa bunu yaptırın, çünkü her şeyden önce bu anlatığım anomalileri bir kenara atın, rahatlatıcı özelliğinden faydalanmanız son derece önemli detaylı ultrasonografinin. Çünkü dediğim gibi %90 'ında hiçbir şey çıkmıyor. İLGİLİ KONULAR Gebelik İlk Üç Ayında Yapılan Ultrason Prenatal Doğum Öncesi Tanı nedir? Ultrasonografi Hakkında Genel Bilgiler Ultrasonografi Güvenli Mi? Gebelikte Yapılan Ultrasonun Önemi Rutin Ultrasonografi Rutin ultrasonografide nelere bakılır? Detaylı Ultrasonografi Gebelikte ultrasonografi ile ilgili en sık sorulan sorular Ultrasonografi Görüntüleri Hamilelikte Renkli Doppler Dört Boyutlu Ultrasonografi Ultrasonografide Sık Rastlanan Belirteçler Bebekte Dudak ve Damak Yarıkları Bebekte Sindirim Sistemi Kusurları Bebekte böbrek ve idrar yollarında görülen kusurlar Bebekte Nöral Tüp Defektleri Spina Bifida ve Hidrosefali Bebekte Doğumsal Kusur ve Sakatlıkların Hangileri Doğum Öncesinde Saptanabilir? Ultrasonografide bebeğin kafa ölçümlerinin büyük çıkması bir sorun mudur? Dört boyutlu ultrason ve bebeğin ruhsal dünyası Bebeğin kalp atışları ultrasonografide en erken en zaman görülür ve duyulur? Ultrasonda bebeğin kafasının büyük veya küçük çıkması riskli midir? Bebeğin ilk kalp atışlarının görülmesi için uzun süre beklemek sakıncalı mı, zehirlenme olur mu? Bebek, anne adayının karnına dokunulmasından ve bastırılmasından rahatsız olur mu, risk yaratır mı? Detaylı ultrason normal olmasına rağmen bebekte ilerleyen haftalarda sonradan da sorun çıkabilir mi? Plasenta prevya gebelik ilerledikçe yukarı çıkabilir mi? Düzelir mi? Plasenta yaşlanması ve ultrasonda bebeğin eşinde kireçlenme görülmesi bebek için riskli midir? Koroid pleksus kisti fetal ultrasonda nasıl görünür, kendiliğinden geçer mi? Video DETAYLI ULTRASON YAPILMAZSA NE OLUR? RENKLİ DOPPLER, ERKEN DOĞUM RİSKİ, CİDDİ DOĞUMSAL KUSURLAR Dr. Kağan Kocatepe Youtube Kanalı >>
Hidrops fetalis anne karnındaki bebeğin vücut boşluklarında anormal su birikmesiyle karakterize ciddi bir durumdur. Fetüste;Asit karın boşluğunda su toplanması,Plevral effüzyon akciğerde su toplanması,Perikardiyal effüzyon kalp etrafında su toplanmasıCilt ödemi dört bulgudan en az ikisinin varlığında hidrops fetalis tanısından söz edilebilir.%30 hastada bu bulgulara ek olarak anne karnında bebeği çevreleyen sıvının normalden fazla olması polihidroamniyoz ve plasentada kalınlaşma görülebilir. Bu durumdan etkilenen çoğu fetüste karaciğer ve dalakta büyüme olabilir. Anne karnındaki bebekte su toplaması olarak bilinen bu durum, geri emilebilenden çok daha fazla sıvı birikiminin olduğu bir sıvı dengesinde bozukluk fetalis immün ya da immün olmayan nedenler olarak iki ana kategoride olmayan hidrops fetalis 1500-4000 doğumda bir görülür. Bu geniş aralık, hastalık tanımlaması ve değerlendirmedeki hassasiyetlerin değişkenlik göstermesi ile geç gebelik terminasyonlarının dahil edilip edilmemesiyle oluşur. Rh uyuşmazlığı için anti-d immünglobulinin kullanılması rh uyuşmazlığına bağlı hidrops vakalarının azalmasını sağlamıştır. Bu yüzden de hidrops vakalarının yaklaşık %90’ını immün olmayan hidrops fetalis oluşturur. Fetal anatomik ve fonksiyonel bozukluklar immün olmayan fetal hidropsa yol hidrops fetalis nedir?İmmün hidrops fetalis, alloimmün hemolitik hastalık ya da Rh izoimmünizasyon nedeniyle görülür. Rh negatif annelerin rutin olarak immünize edilmesinden önce hidrops fetalis vakalarının en sık nedeni rh uyuşmazlığıydı. Rh immünglobülin tedavisiyle Rh negatif gebeliklerin çoğu sağlıklı şekilde sürebilirken, bir kısım hastada hala görülebilmektedir. Opioid bağımlılığı, özellikle bulaş olan iğnelerin tekrar tekrar kullanılması nedeniyle yabancı eritrositlere karşı antijen oluşmasıyla immün hidrops fetalis ve fetal ölümler fetalis belirtileri?Hidrops fetalis belirtileri ultrason yapılırken fetal gelişim değerlendirilmesi sırasında tespit edilebilir. Anne karnındaki bebekte hareketlerin azalması, tarama testlerinin anormal sonuçlarının olması, tahmini gebelik haftasına göre daha büyük rahim olması, annede preeklampsi olması durumlarında da yapılan ultrasonografide hidrops fetalis bulgularına sadece karın içi organların yüzeyini sıvayacak kadar az miktarda, ya da karın içi organlar olan karaciğer, dalak ve barsakların sıvı içinde yüzer görünümde olduğu aşırı miktarda olabilir. Hatta erkek fetüslerde skrotumda da sıvı toplanmasına yol açıp hidrosele neden olabilir. Pseudoasit karın kaslarının hipoekoik bant şeklinde görünümü olup gerçek asit ile karıştırılmamalıdır. Sınırlı asit birçok nedene bağlı olarak görülebilir, vucüdun tek boşluğunda olması sebebiyle hidrops fetalis olarak kabul edilmez ancak hidrops gelişimine yol açabileceği için yakın takip sıvı birikmesi, tek taraflı ya da iki taraflı olabilir. Göğüs duvarının içinde, akciğerleri çevreleyen sıvı birikimidir. Tek taraflı sıvı toplanmaları şilotoraks varlığına işaret edebilir. Akciğerde aşırı fazla sıvı toplanması göğüs boşluğunda yer alan damarlara bası yaparak vücudun üst yarısında ödeme ve yemek borusuna bası sonucu çalışmasını bozarak polihidroamniyoza yol açabilir. Gebeliğin 20. haftasından önce ortaya çıkan plevral efüzyonlar, akciğerin büyümesi ve gelişimini olumsuz etkileyerek pulmoner hipoplazi denilen gelişmemiş akciğere yol effüzyon, kalp etrafında, kalbi çevreleyen sıvı birikimi şeklinde perikardiyal efüzyon görülür. Önemli olan normal olan fizyolojik perikardiyal sıvısının ya da hipoekoik miyokardın anormal sıvı birikimi olarak değerlendirilmemesidir. Ultrasonografide uygun mod kullanılarak bu ayrım yapılabilir. Gebeliğin yapılan ayrıntılı detaylı ultrason da 2mm den fazla perikardiyal sıvı varlığı patolojik nedenlerin araştırılmasını gerektirir. 2mm kalınlığına kadar olan perikardiyal sıvı varlığı patolojik olarak değerlendirilmemeli, ancak bazen 7 mm kalınlığına kadar olan sıvı bile iyi huylu vücudun tek bir tarafında ya da yaygın ödem şeklinde görülebilir. Kafa derisi ya da göğüs kafesi üzerindeki derialtı yağ dokusunun 5 mm den fazla olmasıdır. Ek sık kafanın üzerinde, hale yani ışık halkası şeklinde görülür. Kafa derisinin altındaki yağ ense arkası yağ tabakası cilt ödemi olarak değerlendirilmemelidir. Cilt ödemi hidrops fetalisin geç bulgusu olarak amniyon sıvısı indeksinin 24 cm den fazla olması ya da amniyon sıvısının en derin cepte 8 cm den fazla olmasıdır. İmmün olmayan hidrops fetalis gebeliklerin %75’inde kalınlığının artması, villöz yapıların ödemine bağlı olarak oluşur. Ultrason ile yapılan ölçümlerde plasenta kalınlığının gebeliğin ikinci üç aylık döneminde yani 4 cm den, 6 cm den fazla olması anormal olarak kabul edilir ve ileri inceleme gerektirir. Ciddi polihidroamniyoz durumlarında da plasenta bası altında olup incelmiş görülen belirtiler1- Gebelik haftasına göre daha büyük uterus hacminin yani daha büyük bir karnın olması ve bebek haraketlerinde azalma hissedilmesi 2- Annede polihidroamniyoza bağlı nefes darlığı 3- Mirror Sendromu Ballantines Sendromu ,fetüste görülen hidrops durumunun annede görülmesi, annede yaygın ödem halinin olmasıdır. Bu durum gebeliğin her hangi bir döneminde olabilir, hatta lohusalıkta bile devam edebilir. Annede hızlı kilo artışı, bacaklarda ödem, tansiyonda yükselme, gittikçe artan nefes darlığı karnındaki bebekte su toplamasına neden olan patolojiye bağlı olarak biriken sıvının dağılımı ve büyüklüğü değişkenlik gösterebilir. İmmün hidrops fetalis için asit birikimi sonrası yaygın ödem ve akciğerde sıvı birikmesi tipiktir. Ultrasonografide hidrops beraberinde skelet sistemi ya da kalp tümörleri gibi organ kaynaklı patolojiler tespit fetalis tanısı?Hidrops fetalis ultrason sırasında görülen fetüs bulgularına göre tanımlanır. Ancak anne karnındaki bebekte su toplamasına neden olan hastalığın tanısı net olarak ultrason ile konulamaz. Ultrasonda görülen asit, pelvral efüzyon, perikardiyal efüfzyon, deri ödemi 5mm den fazla kalınlaşma bulgularından en az ikisinin olması bebekte su toplaması tanısı koyulmasını sağlar. Tek bir boşlukta sıvı birikmesi tanı için yeterli değildir. Ancak göğüs kafesinde kitle gibi hidropsa neden olabilecek kesin bir organ patolojisi tespit edilmişse tek boşlukta sıvı birikimi de fetalis nedenleri?Anne karnındaki bebekte su toplanması nedenlerinin ancak %60-85’i anomalileri İmmün olmayan hidrops fetalis nedenlerinin yaklaşık %40’ını oluşturur. Kalbin yapısal bozuklukları, ritm bozuklukları ve damar anomalileri olmak üzere üç ana grupta değerlendirilir. Kalp damar anomalilerine bağlı hidrops fetalis sıklıkla gebeliğin 3. trimestırında görülür. Fetüslerin ritm bozuklukları hidropsa yol açabileceği gibi graves sendromu olan annelerin bebeklerinde gelişen fetal hipertiroidi kaynaklı hidrops da İmmün olmayan hidrops fetalisin %7-16’ından sorumludur. Turner sendromu anöploidi vakalarının %42-67’si, trizomi 21 down sendromu, vakaların %23-30’u,trizomi 13,18 ve 12 vakaların %10’u yanısıra triploidi, kromozomal delesyon ve duplikasyonlar da görülür. Anöploidi gebeliğin 1. ve Sendromlar İmmün olmayan hidrops fetalisin %5-10’unu oluştururlar. Opitz-Frias hipertelorizm hipospadias sendromu, Noonan’s sendromu, Elejalde sendromu, torakoabdominal sendrom, konjenital miyotonik distrofi, sarı tırnak sendromu gibi bir çok genetik sendrom hidrops fetalise yol Hidrops fetalis vakalarının %10-27’sini ciddi fetal anemi oluşturur. Fetal anemi şiddeti fetal beyin damarlarının MCA’nın renkli doppler ultrason ile değerlendirilmesiyle tespit edilebilir. Fetal anemi kordosentez ile alınan fetal kan örneği ile teyit edilir. Aneminin sık görülen nedenleri Rh uyuşmazlığı, alfa talasemi majör, beta talasemi majör ve parvo virüs enfeksiyonlarıdır. Hidrops fetalis alfa talasemi majör sık görülen fetal anemi nedenlerinden biridir. Hidrops fetalis alfa talasemi majör özellikle belli ırklarda daha sık immün olmayan hidrops fetalisin %5-10’unu oluştururlar. En sık neden parvo virüs ilişkili hidropstur. Sitomegalovirüs, toksoplazma, sfiliz, varisella, adenovirüs,koksakivirüs kaynaklı hidrops fetalis de görülebilir. Enfeksiyon kaynaklı hidropsta, ultrasonda beyin, karaciğer, perikardiyumda kalsifikasyon kireçlenme, küçük beyin mikrosefali, hepatosplenomegali karaciğer ve dalak büyümesi ve büyüme geriliği ve lenfatik anomaliler Hidrops fetalisin %10’unun gebeliklerde ikizden ikize transfüzyon sendromuGenitoüriner anomalilerGastrointestinal anomaliler sindirim sistemi anomalileriPlasenta ve göbek kordonu lezyonlarıFetal tümörler teratom, nöroblastom, büyük hemanjiomlar…Fetüste lizozomal depo hastalıklarının olmasıİskelet anomalileriAnne karnındaki bebekte su toplaması durumunda sebebin ne olduğunu tespit etmek için ayrıntılı tetkikler yapılır. Nedeni tespit edilip tedavi edilebilir olup olmadığı değerlendirilir. Fetal ekokardiyografi, venöz fetal doppler, 16. gebelik haftasında fetal anemi değerlendirilmesi için MCA orta serebral arter sistolik akım ölçümü yapılır. Genetik hastalıklar açısından ayrıntılı aile öyküsü, enfeksiyon maruziyeti sorgulaması ve tetkikleri, amniyosentez, fetal kromozom analizi ve fetal parasentez fetalis tedavisi?Hidrops fetalis vakalarının takip ve tedavileri perinatoloji ve yenidoğan uzmanlarının olduğu bir merkezde seyredeceği düşünülen hidrops fetalis vakalarında gebeliğin sonlandırılması karnındaki bebekte su toplaması nedeninin bulunamadığı ya da seyrinin nasıl olacağının bilinmediği durumlarda ailenin de kararıyla gebelik sonlandırılması olmayan hidrops fetalis vakalarında ölümcül olabilecek bir neden yoksa, yakın gebelik takibi ve gerekli durumlarda erken doğum öncesi, ultrason eşliğinde perkütan uterus içi iğne aspirasyonu ile büyük asit kolleksiyonları kalp hastalığı ya da torasik anomalileri olan yenidoğan hidrops fetalis vakaları için yoğun bakım takibi şarttır. Hidrops fetalis yaşayanlar için yaşam süresini uzatmak için acil cerrahi operasyonlar Sorulan SorularHidrops fetalis geçer mi?İmmün olmayan hidrops fetaliste bebek ölüm oranı %50-98’dir. Yenidoğan hidrops fetalis bir yıllık ölüm oranı %43’tür. Yani fetal tanı ve tedavide tüm gelişmelere rağmen anne karnında hidrops tespit edilen her 4 fetüsten en iyi ihtimalle 2’si canlı olarak doğmaktadır. Hidrops fetalis yaşayanlar arasında her iki bebekten biri 1 yaşına gelmeden hayatını karnındaki bebekte su toplaması olan vakaların nasıl seyredeceği hidrops fetalisin nedenine, hidropsun başladığı gebelik haftasına, doğumun gerçekleştiği gebelik haftasına, akciğerde sıvı toplanması olup olmadığına bağlıdır. Erken haftalarda hidrops fetalis tespit edildiği vakalar yaşama ihtimali düşüktür. Genel olarak 20 hafta gebelikten önce plevral effüzyon ile polihidroamniyoz olması, akciğerin gelişmeme ihtimalinin artması, erken doğum riskinin artması nedenleriyle kötü doğum öyküsüne yol açar. Kromozom anomalilerin olmaması ve büyük yapısal anomalilerin olmaması daha iyi sonuçlara sebep fetalis tekrarlar mı?Hidrops fetalis tekrarlama riski hidrops fetalis nedenine bağlıdır. Bu yüzden hidrops fetalis nedenini bulmak büyük önem taşır. Anne karnındaki bebekte su toplaması nedeni kalp hastalıkları gibi anatomik nedenlere bağlıysa tekrarlama riski düşüktür. Eğer tespit edilen bir viral enfeksiyon nedeniyle olmuşsa tekrarlama beklenmez, çünkü anne bu viral enfeksiyona karşı bağışık nedenli hidrops fetalis vakalarında tekrarlama riski yüksektir. Ancak her zaman hidrops fetalis nedeni bulunamayabilir. Araştırılmasına rağmen hiçbir neden bulunamamışsa tekrarlama riski düşüktür. Hidrops fetalisin diğer gebeliklerde hiç görülmeyeceği anlamına gelmeyeceği için diğer gebelikte mutlaka ayrıntılı detaylı ultrason yapılmalıdır. Hidrops fetalis doğum tarihinin beklenenden erken olmasına yol açar. Hidrops fetalis doğum şeklinin, sezaryan mı normal doğum mu olacağı hidrops fetalis nedenine bağlı olarak değişkenlik Nonimmune hydrops fetalis, Charles J Lockwood, MD, MHCM, Svena Julien, MD, Hydrops Fetalis Imaging, Durre Sabih, MBBS, MSc, FRCP,
Yumurtalık kistleri pek çok kadını etkileyen bir sağlık sorunudur. Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi, Kadın Hastalıkları ve Doğum AD, Jinekolojik Onkoloji Ünitesi Öğretim Üyesi ve Acıbadem Kadıköy Hastanesi Hekimi Prof. Dr. Serkan Erkanlı “Günümüzde yeni gelişmelere baktığımızda, yumurtalık kanserlerinin en saldırgan tiplerinin büyük çoğunluğunun aslında fallop tüplerinden kaynaklandığı düşünülmektedir” dedi. Prof. Dr. Serkan Erkanlı, yumurtalık kistlerinin üreme sağlığı üzerindeki rolüne ve kadın sağlığı üzerinde olumsuz etkileri olan çevresel faktörlere de kisti nedir? Yumurtalık dokusundan kaynaklanan veya başka bölgeden kaynaklanıp yumurtalık dokusunda kendini gösteren kistler ve kitlelerdir. Bu kistlerin büyük çoğunluğu “fonksiyonel” yani yumurtalığın normal yumurtlama fonksiyonu esnasında ortaya çıkabilen, genellikle zararsız ve kendiliğinden kaybolan kistlerdir. Ancak daha nadir görülen, fakat ciddi riskleri de beraberinde getirebilen tümörler de yumurtalık dokusunda oluşabilmektedir. Bu tümörlerin büyük kısmı iyi huylu olmakla beraber yaklaşık olarak %20’si kötü huyludur, yani kistleri çocuk sahibi olmaya engel mi?Yumurtalık kistleri basit, fonksiyonel kistlerse üremeyi etkilemezler. Ancak çikolata kisti dediğimiz ve endometriosis hastalığı ile ilgili olan kistlerin varlığında üremeyi engelleyici etkiler söz konusu olabilir. Tabii yumurtalık kanseri varlığında üreme de ciddi anlamda etkilenebilir. Ancak günümüzde, kanser varlığında bile özellikle erken evrelerde üremeyi koruyucu cerrahi tekniklerle genç yaştaki henüz çocuk sahibi olmayan hastalara yardımcı kisti olan kişiler genellikle ne gibi şikâyetlerle size başvuruyor?Yumurtalık kistlerinin varlığında bazen hiçbir şikâyet olmayabilir, bazen kanama düzensizliği söz konusu olabiliyor. Ancak özellikle büyük kistlerin varlığında en önemli şikâyetler, karın ağrısı, şişkinlik hissi, ele gelen kitle, sık idrara çıkma veya kabızlık gibi rahatsızlıklar oluyor. Teşhis nasıl koyuluyor?Bu şikayetlerle veya yıllık jinekolojik muayene için başvuran hastalarda dikkatli bir jinekolojik muayene ve ultrason gibi görüntüleme yöntemleri ile kesitleri rahatlıkla teşhis yumurtalık kisti cerrahi müdahale gerektirir mi?Hangi durumda cerrahi müdahale düşünülmelidir? Bir kadının hayatı boyunca yaklaşık olarak %5-7 oranında yumurtalık tümörü geliştirme ihtimali var. Kanser olasılığı ise yaklaşık %2 civarında. Fonksiyonel kistlere ise çok daha sık rastlamaktayız. Burada ameliyat edilmesi gereken kistler fonksiyonel kistler değil tümöral kitlelerdir. Bazen basit, fonksiyonel kistler 8-9 cm büyüklüğe ulaşabilirler. Özellikle genç hastalarda 4-6 haftalık takiple bu kistlerin çoğunun kaybolduğu görülebilir, ancak takiple kaybolmayan veya büyüyen kistler özellikle de 5 cm’in üzerindeyse ameliyat bu ameliyatları büyük çoğunlukla laparoskopik veya robotik cerrahi yani kapalı yöntemlerle yapmaktayız. Bazı tümörler ise jinekolojik muayene ve ultrason bulguları ile direkt olarak ameliyat edilmesi gereken kitlelerdir; bu kitlelerin tümöral yapılardır. Özellikle menopoz sonrası hastalarda Ca125 ve HE-4 gibi tümör belirteçlerinden de müdahale sonrası hastanede yatış ve iyileşme sürecinden söz eder misiniz?Günümüzde laparoskopik cerrahi sayesinde hastaları ameliyat sonrası ertesi gün evlerine gönderebilmekteyiz. Bu yöntemlerle hastaların işe başlama süreleri de açık cerrahi yöntemlere kıyasla daha erken müdahale yapıldığı durumlarda, çocuk sahibi olmak ile ilgili ne gibi sonuçlar doğabilir?Cerrahi müdahale gerektiren kistler veya kitlelerin varlığı zaten kadınlarda gebelik şansını ve sağlığı tehdit eden durumlardır. Bu durumlarda cerrahi müdahalede laparoskopik yöntemin tercih edilmesi ameliyata bağlı yapışıklık oranını azaltmaktadır. Ek olarak üreme çağında olan genç hastalarda yumurtalığın değil, yumurtalık içerisindeki kistin alınması sayesinde yumurtalık dokusunu koruyabilmekteyiz; dolayısı ile yumurtalık dokusu fonksiyonlarını yerine getirmeye devam faktörler bu kistler üzerinde etkili mi? Yaşam tarzı düzenlenerek bu kistlerden korunmak mümkün mü?Günümüzde en büyük sorunlardan biri de çevresel faktörlerin vücudumuz ve sağlığımıza olumsuz yönde sürekli olarak baskı yapmasıdır. Gıdalarda yüksek oranlarda tarım ilaçları ve hormon karışımları veya genetiği değiştirilmiş organizmalar bulunabilmektedir. Ek olarak stresli, sportif aktiviteden yoksun masa başında yaşam, sigara dumanına maruz kalmak gibi olumsuz etkenler bağışıklık sistemini negatif yönde etkilemektedir. Dikkatli beslenerek, gerektiğinden fazla yemeyerek, fiziksel aktiviteye hayatımızda daha fazla yer vererek vücudumuzun toksik maddeleri daha rahat yok etmesini konudaki yeni gelişmelere baktığımızda yumurtalık kanserlerinin en saldırgan tiplerinin büyük çoğunluğunun aslında fallop tüplerinden kaynaklandığı düşünülmektedir. Bu çığır açan yeni gelişme sonrasında son zamanlarda artık ailesini tamamlamış ve çocuk düşünmeyen kadınlarda kısırlaştırma amaçlı tüplerin bağlanması ameliyatı yerine tüplerin tamamen alınması tavsiye edilmektedir. Aynı durum miyom veya anormal kanama gibi herhangi bir nedenle rahimin alınması ameliyatı gereken kadınlarda yumurtalıklara dokunulmadan yalnızca tüplerin alınmasının ileride yumurtalık kanserlerini azaltacağı ön
Çikolata kisti, üreme çağındaki kadınların büyük bir kısmında görülen bir sorundur. Rahim iç tabakası her ay adet döngüsü ile kalınlaşır. Kalınlaşan bu tabaka, gebeliğin oluşmama durumunda belirli süre aralıkları ile vücuttan atılır. Ancak rahim iç tabakası rahim iç yüzeyi haricinde farklı bir alana yerleştiğinde alışkanlıklarını sürdürmeye devam eder ve adet döngüsüyle beraber kalınlaşır. Bu doku yine adet döngüsü ile kanayarak vücuttan atılmaya çalışılır. Endometriozis sorunun yerleştiği alanlar vajinayla dış ortama açılan rahmin tersine kapalı yapılardır. Kanamanın vücut dışına atılma şansı yoktur. Endometriozis de genellikle bu kapalı sistemler içerisinde karın boşluğuna ya da yumurtalık dokusuna yerleşir. Her adet döngüsünde yaşanan bu kanama durumunun, vücut tarafından düzenlenmesi ve kanamanın yok edilmesi, ilgili alandı ciddi sorunlara yol açabilir. Bu sorunlar iltihap ve yapışıklıklardır. Yapışıklıklar ne kadar ciddi ise kadının belirtileri de o kadar şiddetli yaşanır. Ancak unutulmaması gereken, bahsettiğimiz ’iç kanaması durumunun’’ ciddi boyutlarda olmadığıdır. Bu sebeple endişelenmeye gerek yoktur. Adet kanaması ile vücut dışına çıkan kan genellikle oldukça az miktardır. Hayati tehlike teşkil etmez. Çikolata kistinden sorunundan mustarip olan kadınlarda en yaygın olarak görülen şikayetlerden biri, adet sürecinde, cinsel ilişki sırasında ya da herhangi bir zamanda meydana gelen alt karın ve kasık ağrısı olmaktadır. Kimi zaman bu ağrı yalnızca bel ağrısı ya da sırt ağrısı şeklinde de algılanabilir. Cinsel ilişkide sırasında duyulan ağrı özellikle derin duyulur. Çikolata kistinin yol açtığı belirtilerin ne derece hissedileceği ve neler olacağı, hastalığın nerede olduğuna bağlıdır. Bunun dışında hastalığın ne kadar yayıldığı da bu konuda belirleyici bir özelliktir. Çikolata kisti, hiçbir belirti de vermeyebilir. Şikayeti olmayan ve rutin jinekolojik muayenesini yaptıran bir kadından tesadüfen saptanabilir. Çikolata kistinin hastada çeşitli şikayetlere sebep olma sebebi, dokunun yer aldığı bölgede her ay adet kanaması gibi bir kanama alışkanlığı göstermesidir. Ayrıca yol açtığı şikayetler, kanamanın alanda sebep olduğu iltihabi reaksiyona, bunun dışında kanamanın kalıntılarının sebep olduğu yapışıklıklara ve her ay gelişen kanamanın artıklarının toplanıp birikmesine ve kitle oluşumuna yol açması ile alakalıdır. Bu kitleler, çikolata kistini oluşturur. Yapışıklıkların yol açtığı sorunlar tüplerin yapışıklıklar sebebiyle tıkanması, meydana gelen yapışıklıkların Fallop tüpünün saçaklarının fonksiyonunu bozması ve yumurtlama sırasında salınan yumurta hücresinin bu yapışıklıklar arasından Fallop tüpü içine geçememesi sebebiyle kısırlık, cinsel ilişkide ağrı, kronik pelvik ağrı gibi sorunlara yol açar. Çikolata kisti nasıl teşhis alır? Bahsettiğimiz belirtilerin birinin ya da birkaçının kadının mevcut olması endometriozis sorunun araştırılması için yeterli sebeplerdir. Endometriozisin kesin olarak teşhisi ise cerrahi işlemle alınan örnek şüpheli dokuların patolojik olarak araştırılması ile konur. Bunun dışında vajinal ultrasonografi de çikolata kistlerinin teşhisi için %90’dan fazla doğruluk verir. Çikolata kisti teşhisinde ultrason görüntüsünün önemi nedir? Çikolata kistinin teşhisini koymak için ultrason oldukça yaygın olarak uygulanan bir yöntemdir. Özellikle çikolata kisti ilerlemiş ise ultrason görüntüsünden oldukça rahat teşhis edilebilir. Çikolata kistinin kendine has belirtileri olması sebebiyle, doktor ultrason yaparken çikolata kisti tespit etmeye ağırlık verir. Ancak çeşitli durumlarda ultrason yeterli olmayabilir ve kesin tanı için ilave testler gerekebilir. Çikolata kisti nüks eder mi? Çikolata kistinin 4 evresi vardır. 3. Ve 4. Evre ise, çikolata kistinin en çok ilerlediği ve ultrasonda en kolay görüntü alınabildiği evrelerdir. Çikolata kistinin bu ilerlemiş evrelerinde hasta belirtileri daha şiddetli yaşar. Bu sebeple cerrahi tedavi yöntemlerine başvurulabilir. Çikolata kisti için cerrahi yöntemler çoğunlukla laporoskopi yöntemi ile yapılmaktadır. Ancak kapalı ameliyatın yani laporoskopinin uygulanamayacağı hastalara açık yöntemle ameliyat yapılabilir. Çikolata kistinin cerrahi yöntemle tedavi edilmesinin ardından tekrar ortaya çıkması, ameliyat yöntemine ve cerrahın becerisine bağlıdır. Ancak bazı durumlarda cerrah ne kadar başarılı olursa olsun, mikroskobik boyutlarda çikolata kisti kalabilir ve zamanla büyüyebilir. Bu sebeple de hasta yeniden çikolata kisti belirtileri yaşar. Bu sebeple ikinci bir cerrahi müdahaleye ihtiyaç duyulabilir. Çikolata kisti operasyonu geçiren bir kadın sonrasında gebe kalabilir mi? Çikolata kisti sorunu olan ancak çocuk sahibi olmak isteyen anne adayları, çikolata kisti için ameliyat olduktan sonra gebe kalma şansına sahip olabilir. Ancak gebe kalma şansı her kadına göre, yapılan ameliyata, cerrahın deneyimine ve kadının yumurtalık rezervlerine göre değişmektedir. Bu sebeple gebe kalma şansını oransal olarak belirtmek mümkün değildir. Çikolata kisti operasyonu ardından kadının kendi kendine gebe kalabilmesi için 6 ay süreyle beklenir. Bu süre zarfında çift, korunmadan ve düzenli olarak cinsel ilişkide bulunmalıdır. Şayet kadının yaşı henüz genç ise bu bekleme süresi 1 seneye kadar uzatılabilir. Ancak anne adayının yaşı ilerlemiş ise bekleme süresi 6 ay ile sınırlıdır. Gebelik bu süre zarfında elde edilememiş ise yardımcı üreme yöntemlerine başvurmak en doğrusu olacaktır. Tüp bebek tedavisi, yardımcı üreme yöntemleri arasında en başarılı tedavi yöntemidir. Ancak tüp bebek tedavisinden önce aşılama gibi yöntemler de denenebilir. Anne adayının yaşı 35’ten fazla ise, aşılama gibi yöntemlerle zaman kaybetmemeli ve mümkünse tüp bebek yöntemine başvurmalıdır. Yaşın ilerlemesi sebebiyle çocuk sahibi olma şansı azalmaktadır.
ultrasonda görülen kist bebek olabilir mi