🐟 Testis Ile Makat Arası Damar

H0Pbe. TESTİS ANATOMİ Erişkinde testisler yaklaşık cm. boyutlarında olup, skrotum içerisinde yerleşmiş bir çift organdır. Skrotum derisi altında dartos kası bulunur. Bunun da altında karın duvarından, testislerin inmesi sırasında birlikte gelen 3 adet fasia tabakası yer alır. Bunların da altında tunika vajinalis’in parietal yaprağı vardır. Skrotum, konnektif dokudan oluşan bir septum ile iki kompartımana ayrılmıştır. Skrotum sadece testisleri içerisinde taşımakla kalmaz, kasılıp-gevşemesiyle testislerin belirli bir ısıda kalmasını da sağlarlar. Normalde testisler vücut ısısından 2-3oC daha soğuk ortamda bulunurlar. Skrotumun arterleri ise femoral, internak pudental ve inferior epigastrik arterlerden kaynaklanır. Venleri ise arterlere eşlik eder. Lenf damarları ise yüzeyel inguinal ve subinguinal lenf nodlarına drene olur. En dışı tunika albuginea denilen sert fibröz bir kılıf ile sarılmıştır. Tunika albuginea, testisin arkasında içeri doğru kıvrılarak mediastinumu oluşturur. Mediastinumdan testis içine doğru septalar çıkarak testisi 250 lobüle ayırır. Testisin ön ve dış yüzleri en dışta tunika vajinalis’in visseral yaprağı ile örtülmüştür. Bunun da dışında tunika vajinalisin parietal yaprağı bulunur. İki yaprak arasında normalde 1-3 ml seröz yapıda sıvı bulunr. Artması durumuna hidrosel adı verilir. Testis, postero-lateral pozisyonda epididim ile komşu olup, üst ve alt kutuplarda bu glanda bağlıdır. Testisin içinde her bir lobül 1-4 adet seminifer tubül içerir. Seminifer tubüller yaklaşık 60 cm uzunluğunda borucuklar olup, duvarını döşeyen germ hücreleri lümene dökülerek ilerlerler. Seminifer tubüller mediastinumda birleşerek rete testisi oluştururlar. Burada birleşen seminifer tubüller 15-20 adet efferent duktus halinde testisi terk ederek epididime gelirler. Seminifer tubüllerin konnektif ve elastik dokudan oluşan bir bazal membranı bulunur. Bunun üzerine Sertoli hücreleri ve spermatojenik hücreler otururlar. Seminifer tubüller arasındaki stroma konnektif dokudan oluşmuştur ve içinde interstisiyel Leydig hücreleri yer alır. Testislerin kan dolaşımı böbreklerin kan dolaşımı ile yakın ilişki içindedir, çünkü her iki organın embriyolojik orijinleri aynıdır. Testislerin arterleri internal spermatik arter aortadan böbrek arterlerinin çıktığı yerin hemen altından kaynaklanır. Spermatik kordonun içinde ilerleyerek testise ulaşır. Bu arada internal iliak arterlerden gelen vaz deferens’in arterleri ile de anastomoz yapar. Testisleri drene eden venler, skrotum içinde pleksus pampiniformisi oluşturur. Spermatik kordon içerisinde yukarı çıkarak, inguinal kanalın iç halkası hizasında spermatik ven adını alarak sağda renal venin hemen altında vena kava’ya, sol da ise renal vene açılırlar. Testisin lenfatikleri lomber lenf nodlarına ve buradan da mediastinal lenf nodlarına drene olur. Sperm üretimi testisler içerisinde olur. Testisler, 15-25 ml volümde, cm uzunluğunda bir çift oval organ olup, skrotum içerisinde yerleşmişlerdir. Parankimi dıştan tunika albuginea adı verilen bir kapsül ile çevrelenmiştir. Bunun altında testis dokusuna ait subkapsüler damar ağı tunika vaskulosa bulunur. En dışını ise tunika vajinalis’in viseral yaprağı sarar. Tunika albuginea esasen kollagen liflerden oluşmuştur, aralarında düz kas lifleri bulunur. Elastisitesi yoktur. Yapısında bulunan düz kas liflerinin kasılması ve gevşemesi testisin kan dolaşımını etkiler, çünkü testisin arterleri kapsülü oblik olarak geçerler. Kapsülün bu kontraktilitesinin seminifer tubüller içerisinde sperm taşıyan sıvının ilerlemesindeki rolü henüz tam aydınlatılmış değildir. Testis parankimi, mediastinumdan kapsüle doğru uzanan septalarla 200-250 adet lobüle ayrılmıştır. Her bir lobül içerisinde ise 1-3 adet seminifer tubül bulunur. Seminifer tubüller, içerisinde sperm hücrelerinin geliştiği ortalama her biri 60 cm uzunluğunda borucuklardır. Toplam 600-1200 tubülün tamamının uzunluğu yaklaşık 250 m’dir. Duvarında gelişen germ hücreleri olgunlaşıp, spermatozoa haline geldiklerinde, bu borucukların lümenine dökülürler. Spermatozoa daha sonra lümen içerisinde ilerleyerek, yoluna devam eder. Testis dokusunun interstisiyumunda Leydig hücreleri, mast hücreleri, makrofajlart, kan ve lenf damarları bulunur. Seminifer tubüller mediastinumdan başlayıp perifere doğru uzanırlar ve “U” şeklinde bir yol katettikten sonra tekrar geri dönerek, mediastinumda iki uç birlikte rete tesits adı verilen damar ağına açılır. Diğer tubüller de aynı şekilde rete testis’e açılırlar. Rete testis, testisten gelen ve içinde spermatozoa bulunan sıvının epididime doğru akmasında aktif rol oynar. Rete testisten 6-15 adet kanal çıkarak epididim kanalına açılırlar. Sperm, duktus efferentes adı verilen bu kanalcıklar sayesinde testisi terk etmiş olur. Testisin innervasyonu renal pleksus ve intermezenterik otonom sinir sisteminden olur. Somatik innervasyonu yoktur. Sinirleri arterlerini takip ederek testise ulaşır. Adrenerjik sinir lifleri, Leydig hücrelerini besleyen kapillerleri innerve eder. Testis dokusunun 100 gramından dakikada 9 ml kan geçer. Sağ testisin kan perfüzyonu, soldan daha fazladır. Testis ve epididimin arter beslenmesi 3 kaynaktan gelir internal spermatik arter, deferensiyal arter, ve eksternal spermatik kremasterik arter. İnternal spermatik arter renal arterlerin hemen altında abdominal aorta’dan çıkar. Spermatik korddan geçerek testise ulaşır. Spermatik kordon içerisinde olguların %50’sinde bir, %30’unda 2 ve %20’sinde ise 3 adet arter bulunur. Spermatik kordondan çıktıktan sonra arterler pleksus pampiniformis ile çok yakın temas halinde ilerlerler. Pleksus pampiniformis, testisten çıktıktan sonra venlerin birbirleriyle yaptıkları yoğun anastomoz ve kıvrılmalar neticesi oluşan bir ven kümesidir. Bu pleksus içerisinde arter ve venlerin birbirleriyle çok yakın ilişki içerisinde bulunmaları, aralarında hem ısı hem de küçük moleküllerin karşılıklı değişimine olanak verir. Çünkü zaman zaman arter ve venleri birbirlerinden sadece ince damar duvarları ayırır. Örneğin burada testosteron venden artere, pasif diffüzyon ile geçmektedir. Benzer şekilde, arter ve ven arasında ısı aktarımının olması testise gelen kanın, normal vücut ısısından 2-4oC daha düşük olmasını sağlar. Eğer bu ısı farkı kaybolursa, örneğin inmemiş testis ve varikoselde olduğu gibi, testis fonksiyonları da bozulabilir. Testis arterleri testise tek %56, iki %31 veya üç ya da daha fazla %13 sayıda dal halinde girerler. Mediastinum bölgesinden testise girdikten sonra çok sayıda dallara ayrılarak parankim içinde yayılırlar sentrifugal tip kanlanma. Bunlardan çıkan arterioler sonuçta intertubüler ve peritubüler kapillerleri oluşturarak, buraları beslerler. Testis içerisinde kan akımı, metabolik ihtiyaca bağlı olarak rejional farklılıklar gösterir. Testisin fonksiyonlarında mikrosirkülasyonunun çok önemli rolü vardır. Testis içerisinde venler karşılık gelen arterlerine eşlik etmezler. Parankimi drene eden venler ya yüzeyel venlere ya da mediastinum yakınındaki ven gruplarından birine boşalırlar. Bu iki grup ven deferensial ven ile birleşerek pleksus pampiniformisi oluşturur. Buradan çıkan internal spermatik venler sağda vena kava’ya sol tarafta ise renal vene açılırlar. Spermatik ven ince duvarlı ve kas yapısı zayıf damarlardır. Testisin lenf damarları intertubüler bölgelerden kaynaklanır ve spermatik kord içinde ilerlerler. Seminifer tubüllerin lenfatik drenajının olmadığı kabul edilmektedir. Bu nedenle lenfatik obstrüksiyon durumunda interstisiumda dilatasyon gözlenirken, seminifer tubüller etkilenmezler. Testis ile epididm arasında lenfatik damarlar aracılığıyla bir ilişkinin bulunup bulunmadığı bilinmemektedir. Seminifer tubüllerin lümeni içindeki ekstrasellüler sıvı, lümeni döşeyen Sertoli hücrelerini ve germinal epiteli yıkayarak, içindeki spermatogenetik hücreler ve diğer hücreler ile birlikte önce rete testisten geçer ve daha sonra duktus efferentesler aracılığıyla epididim kanalına açılır. İçinde spermatogenetik hücre taşıyan bu testiküler sıvının kaynağı, büyük oranda seminifer tubüllerin primer sekresyonu olup bir miktar da rete testis epitelinin lümen içine olan sekresyonudur ve plazma ile izoosmatiktir. Rete testis içerisindeki sıvının iyon, karbonhidrat, aminoasit ve protein kompozisyonu plazma ve lenf içeriğinden oldukça farklıdır. Seminifer tubül içerisine veya dışarısına sıvı geçişi serbest diffüzyon ile olmaz. Burada kan-testis bariyeri adı verilen bir sistem rol oynar. Şekiller Gray’s Anatomi Atlası Varikosel testislerdeki kanı boşaltan venlerin toplardamar genişleyip varisleşmesidir. Toplardamarların iç yüzeyinde kan dolaşımını düzenleyen kapakçıklar işlevlerini yitirmiştir ve kanı boşaltamamaktadır. Testisten çıkan toplardamarların aşırı ve anormal olarak genişlemiş olması, testiste ısı etkisi ve beslenme bozukluğu sonucu sperm üreten hücreleri toksik bazı maddelerle karşı karşıya bırakır. Bu durum maddeler testis içinde etki yarattığı için sperm oluşumunu kötü etkiler. Testislerin sonografik muayenesi ve damarsal araştırılması gerekir. Böyle bir durum cerrahi müdahale ile düzeltilir. Puberte sonrası erkeklerin yaklaşık yüzde 10-20 sinde görülür. Kısırlık infertilite şikâyeti olan erkeklerin ise yaklaşık yüzde 40’ında varikosel mevcuttur. Sekonder infertilite şikâyeti olan erkeklerde önceden en az bir çocuğu olan ancak şimdi kısırlık şikâyeti çeken ise bu oran yüzde 80’lerin üzerine çıkmaktadır. Varikosel her iki testiste de görülebilir. Ancak anatomik komşulukları dolayısı ile sol testiste görülme oranı yüzde 85, sağ testiste görülme oranı ise yüzde 15 civarındadır. Bir taraftaki varikosel genellikle diğer testisi de etkilemektedir. Varikosel çoğu zaman hiçbir belirti vermez. Ancak bazen aşağıdaki belirtiler görülebilir Testislerde ağrı Testislerde küçülme Testislerde dolgunluk hissi İnfertilite kısırlık Gözle görülebilen genişlemiş damarlar Ele gelen genişlemiş damarlar Varikoselin neden kısırlığa sebep olduğu konusunda henüz kesin bir bilgi yoktur. Ancak genişleyen damarların testislerde sebep olduğu ısı artışının sperm üretimini olumsuz etkilediği, genişleyen damarlarda biriken kanda anormal konsantrasyonlara ulaşan böbreküstü bezi ve renal ürünlerin sperm oluşumunu olumsuz etkilediği, yine bazı metabolik ürünlerin artması ve oksijenlenmenin azalmasının sperm üretimini olumsuz etkilediği gibi birtakım teoriler mevcuttur. Bazen hastalar testislerinde gördükleri veya ayakta iken ellerine gelen genişlemiş damarlar sebebi ile doktora gelirler. Doktor tarafından yapılacak elle muayene ile genellikle tanı konur. Bazen ultrasonografi / Doppler gerekebilir. Bütün varikoselli hastalara 4 günlük cinsel perhizden sonra sperm tahlili spermiogram yapılıp sperm sayısı, hareketliliği ve şekilleri araştırılmalıdır. Hastaların yaklaşık yüzde 70’inde sperm yoğunluğu ve hareketliliği azalmış, şekilleri bozulmuştur. Bu hastalarda yüksek oranda kısırlık görülür. Kısırlık şikâyeti olan varikoselli erkeklerde, çok yoğun ağrı şikâyeti olanlarda ve testislerinden biri diğerine göre anlamlı küçülme göstermiş varikoselli erkeklerde cerrahi tedavi önerilir. Tedaviye geçmek için varikoselin mutlaka sperm değerlerini bozmuş olması gerekir. Yani spermi normal ise tedavi edilmeyebilir. Evli olmayan erkeklerde de varikosel bulunmuş ve sperminde bozulma başlamış ise tedavi yapılmalıdır. Eğer erkek adolesan çağda, yani henüz ergenliğe gelmemiş ise ve sperm veremiyorsa bu durumda testiste küçülme olup olmadığına bakılır. O taraf testisi %10’dan fazla volüm kaybetmiş ise yine ameliyat endikasyonu vardır. Testislerinde ağrı olan ve muayene ile varikosel saptanan erkeklerde bu ağrının mutlaka varikoselden kaynaklanıyor olması gerekmez. Önce diğer nedenler araştırılmalı ve semptomatik tedavi yapılmalı, ondan sonra varikoselin tedavisine geçilmelidir. Varikoselin tedavisi ameliyattır Ameliyat sırasında mikroskop kullanılması önerilmektedir. Ameliyatı kasık bölgesinden yapılan küçük bir kesi ile gerçekleşir. Testisi drene eden venler bağlanır. Basit bir ameliyattır ve genellikle hastane de yatmayı gerektirmez. Varikosel ameliyatının başarı şansı değişiktir. Mikroskobik yapılan ameliyatların başarı şansı diğerlerine oranla çok daha yüksektir. Yaklaşık 30-60 dk. sürer. Bu sırada testisle ilgili diğer oluşumların zarar görmemesine özen gösterilmelidir. Varikosel ameliyatı dikkatli yapılmaz ise hidrosel testis çevresinde sıvı birikimi, atrofi gibi komplikasyonlar görülebilir. Ama son yıllarda, ameliyat tekniğinde elde edilen ilerlemeler sayesinde bu komplikasyonlara hemen hemen hiç rastlanılmamaktadır. Bunda cerrahın deneyimi önemlidir. Ameliyat olacak kişilerin bunu iyi bilmesi ve ameliyatı yapacak doktordan da bu konuda bilgi alması gerekir. Ameliyattan 3 ay sonra sperm üretiminde düzelme görülmeye başlar. Sperm tetkiki ameliyattan sonraki 3-6. ayda yapılmalıdır. Sperm üretimindeki düzelme ameliyat olan hastaların yüzde 50-80 inde görülür. Gebelik üzerindeki etkisi de yüzde 20-69 civarında artmaktadır. Azoospermi olgularında da varikosel ameliyatı yapılması önerilirse de, başarısının daha düşük olacağı önceden belirtilmelidir. Tüp bebek uygulaması yapılacak erkeklerde de varikosel ameliyatı yapıldıktan sonra tüp bebeğe geçilmesi başarıyı artırabilir. Ameliyat edilen hastaların bir kısmında sperm değerleri biraz daha yükselerek mikroenjeksiyon ICSI yerine aşılama IUI uygulamasına geçilebilir, hatta doğal yolla gebe kalma şansı da elde edilebilir. Spontan gebelik sağlanamayan hastalarda sperm sayısı, motilite veya sperm morfolojisindeki iyileşme ile yardımcı üreme tekniklerinin başarısı artmaktadır. Erkeklerde testosteronun %95’ testislerden geri kalan %5’i ise sürrenal bezlerinden böbreküstü bezi salgılanırlar. Testis ağrısı ve şişlik durumunda enfeksiyon epididimit, epididimoorşit, testis tümörü, varikosel, travmaya bağlı kanama, testis torsiyon, kasık fıtığı gibi rahatsızlıklar akla gelmelidir. Bu hastalıklardan aciliyet gerektiren durumlar düşünülerek beklemeden doktora başvurmak gerekir. Özellikle genç erkeklerde testis torsiyonu testis dönmesi ihtimali gözönüne alınarak dikkatli olunması gerekir. TESTİS TORSİYONU NEDİR? Testise kan akımını engelleyen damar kaynaklı bir olaydır. Zamanında müdahale edilmediğinde testisin kaybedilmesi ile sonuçlanan bir durumdur. Testisin kendi etrafında dönmesi sonucu testisin kan akımını sağlayan damarlarda akımın engellenmesi ve testise kan gelememesi sonucunda dokuların oksijensiz kalması olayıdır. En sık olarak ergenlik çağında görülür. Hastalar ani başlayan testis ağrısı, bulantı, kusma, karın ağrısı, kasık ağrısı gibi belirtiler ile başvururlar. Testis torsiyonu olan hastalara ilk 6 saat içerisinde müdahale edilmesi gerekir, bu sebeple testiste ağrı ve şişlik şikayeti olan hastalar saatler içerisinde üroloji doktoruna başvurmalıdırlar. Skrotal doppler USG ile testis kan akımı kontrol edilmeli ve tam idrar tahlili ile epididimit ekarte edilmelidir. TESTİS TÜMÖRÜ Testis tümörü, testiste ağrı ve kitle durumlarında akla getirilmesi gereken bir durumdur. Testis tümörü genç erkeklerde en sık görülen tümördür. Sıklık olarak 15 – 35 yaş arası kişiden 62 kişide görülür. Testis tümörlerinden en sık görüleni seminomdur. Testis tümörü özellikle inmemiş testis ameliyatı olmuş kişilerde daha yüksek oranda görülür. Genelde testiste ağrısız şişlik ile ortaya çıkar. Fakat az bir kısmında ağrı da eşlik edebilir. Skrotal doppler Ultrason ile epididimit ayrımı yapılmalıdır. Testiste kitle durumlarında AFPAlfafetoprotein, Beta-hCG, LDH kan tahlilleri yapılır. Ultrason ile karar verilemediğinde testis MR işlemi yapılır. Testis tümörlerinde kitlenin testis korunarak çıkartılmasıkitle eksizyonu veya tüm testis alınarak orşiektomi operasyon yapılır. Patolojik sonuca ve çekilecek tomografi sonuçlarına göre kemoterapi ve radyoterapi tedavisi gerekebilir. EN UFAK DEĞİŞİKLİKTE DOKTORA BAŞVURULMALI Testiste kitle durumlarında çok kısa sürede üroloji doktoruna başvurmak gerekir. İnmemiş testis ameliyatı olmuş gençlerde testis ultrasonunun 1-2 yıl ara ile yapılması uygun olacaktır. Genç erkekler testislerini kendileri kontrol etmeli en ufak bir değişiklikte doktora başvurmaları gerekir. Testis kitle ve ağrı durumlarında torsiyon saatler içerisinde müdahaleye gerektirirken, testis tümöründe günlerin önemi vardır. Örneğin aynı belirtileri veren varikosel rahatsızlığında acil müdahaleyi gerektirecek bir durum söz konusu değildir. Gerekiyorsa uygun şartlar sağlandıktan sonra ameliyatı önerilir. Soru ve görüşleriniz için **muratceltik ** Facebook Murat Çeltik Op. Dr. Murat Çeltik videoları için tıklayın Op. Dr. Murat Çeltik kimdir? Androloji, Endoüroloji, Üroonkoloji Unvanı Operatör Doktor Doğum Tarihi 1972 Tıp Fakültesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Uzmanlık Eğitimi İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi Üroloji Uzmanlık Sonrası Görevler -İstanbul Tıp Fakültesi Androloji Bilim Dalı Ekim 2005 –Nisan 2006 -Özel Yenibosna Safa Hastanesi Temmuz 2007 – Ocak 2008 -Özel Medicalpark Bahçelievler Hastanesi Şubat 2008 – Temmuz 2009 -Özel Florence Nigthingale Çağlayan Hastanesi Aralık 2010 – Ocak 2012 Üyesi Olduğu Kurum ve Dernekler -İstanbul Tabip Odası -Türk Üroloji Derneği -Türk Androloji Derneği Yabancı Dil İngilizce Testis torsiyonu, genellikle çocuklarda ve genç erkeklerde olabilir. Genellikle tek taraflıdır. Bazen hiçbir neden yokken, hatta uyku esnasında oluşabilen bu durumda testisin kendi etrafında dönmesi sonucu damarlar da sıkışır ve testis dokularının beslenmesi bozulur. Bazen de bisiklet kullanımının testislerin alt kısmına yaptığı travmanın da torsiyona yol açabileceği görülebilir. Böyle bir durum testislerde şiddetli ağrı, şişkinlik, kızarıklıkla ortaya çıkar. Hele de çocuklar, ağrının şiddeti nedeniyle testislerini muayene bile ettirmek istemezler. Testisin kendi etrafında tam bir tur atarak dönmesi mümkündür. Böyle bir durumda testise kan akımının tamamen durması nedeniyle dokuların geriye dönüşümsüz bozulması riski olur. Bu nedenle doktora acil başvuru 6 saat içinde olmalıdır. Tanı genellikle fizik muayeneyle konulur ama renkli Doppler ultrasonografi yöntemiyle tanıyı daha da objektif olarak koymak en doğru yaklaşımdır. Testis torsiyonunun tedavisi acil ameliyattır. Ameliyatta torsiyone dönmüş olan testis normal durumuna getirilir, nüks etmesini engellemek içinde cerrahi dikiş yöntemleriyle torbaya tespit edilir. Ameliyattan sonra testisle ilgili herhangi bir risk kalmaz. Eğer ameliyat için çok gecikilirse ve testis dokuları bozulursa testis tamamen morarır ve işlevini yitirir. O zaman testisi ameliyatta çıkarıp almak gerekir. Aksi takdirde işlevini yitiren testis, diğer testiste de bozulma riski oluşturarak çocuk sahibi olma şansını ortadan kaldırabilir. Dahası ileri yaşlarda bu testisten tümör gelişme riski de vardır. Buradaki kaygı tek testisli kalmanın cinsel hayatı veya üreme fonksiyonunu nasıl etkileyeceğidir. Çok net ifade etmek isterim ki, tek testisli bir insanın cinsel hayatı da üreme fonksiyonu da iki testisli bir insandan farklı olmayacaktır. Tek fark o kişinin kalan testisini kollaması gerekliliğidir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta tek testisli kalan insanların kavga ve dövüşlerden, o bölgeye gelebilecek travmaya neden olacak sporlardan uzak durmasıdır. Sağlıkla... Bisiklet kullanımı testisi döndürebilir ANTİDEPRESANLARI UZUN SÜRE KULLANMAYIN Soru Emre Bey, Kelebek’teki yazılarınızı okuyorum ve verdiğiniz yararlı bilgiler için size çok teşekkür ederim. Ben 38 yaşında, evli ve iki çocuk sahibi bir erkeğim. Birçok erkek gibi benim de erken boşalma sorunum var. Daha ön sevişme biter bitmez ya da ilişki esnasında hemen boşalıyor, eşime zevk veremiyorum. Tam üç kez üroloğa göründüm. Bana antidepresan kullanmamı önerdiler ve bir iki gün içerisinde seksin bu kadar zevkli olduğunu anlayacak kadar 15-25 dakika boşalma zamanım oldu. Birkaç kutu kullandım ama bana fazla kullanmamamı önerdiler. Uzun zaman geçti hala erken boşalma sorunum var. Arada bir tekrar antidepresan aldığım zaman boşalmam gecikiyor. Antidepresan kullanmaya devam edersem ne olur? Bu köşeye en sık gelen soru erken boşalma sorunu. O nedenle daha önce yazdıklarımı tekrarlıyor gibi oluyorum. Anlayışla karşılayacağınızı umuyorum. Erken boşalma günümüzde nedeni hala tam olarak açıklanamayan bir durumdur. Son yıllarda organik bazı nedenlerin etkili olduğu düşünülmekle birlikte hala yaygın görüş psikolojik kaynaklı olduğudur. Bu nedenle de tedavide antidepresan ilaçlar kullanılabilir, yararı da görülebilir. Nitekim sizde işe yaramış. Bu ilaçların kullanımı depresyonu azaltmak amacıyla değil ejakülasyonboşalma fizyolojisini de etkilemeleri nedeniyledir. Ancak ben de size bu ilaçları uzun süreli kulanmamanızı öneriyorum. Çünkü uzun süre kullanıldığında bu kez de sertleşme sorununa neden olabilir. Önerim konuyla ilgili bir psikolog veya psikiyatrist desteğini de alabileceğinizdir. Umuyorum bir iki sene içinde yeni bir ilaç piyasaya çıkacak ve tedavide önemli bir aşama sağlanacak. EĞRİLİK NEDENİYLE TEDAVİ OLMALISINIZ Soru Sayın Hocam geçen günkü yazınızdaki penis kırılmasına benzer bir şey bende iki yıl önce oldu. Penisimin yan tarafında bir morluk oldu ve iki haftada geçti. Daha sonrasında penisimde eğrilik ve sertleşmede de sorunlar başladı. Ne yapmam lazım, tedavi için çok mu geç kaldım? Öncelikle bunun penis fraktürü kırılması olup olmadığını üroloji uzmanının değerlendirmesi ve doğru tanı konması gerekmektedir. Eğer iki yıl önce kırılma olduysa ama bu çok küçük bir yırtılma idiyse ve cinsel hayatınızı çok olumsuz etkilemediyse şanslı olduğunuzu söyleyebilirim. Sanırım gerek eğrilik gerekse sertleşme sorunu nedeniyle tedavi olmanız gerekecek. Bu bir ameliyat da İLAÇLARI İLE VİAGRA’NIN İLGİSİ YOK Soru 62 yaşındayım sekiz yıllık hipertansiyon hastasıyım. Dört yıl önce enfarktüs geçirdim, şu an hiçbir şikayetim yok. Sertleşme problemi nedeniyle cinsel hayatım çok bozuldu. Viagra denemek istedim ama hem tansiyonum, hem de enfarktüs geçirdiğim için kullanırsam çok tehlikeli olacağı söylendi, ben de kullanamadım. Tedavi olabilir miyim, yani Viagra kullanabilir miyim? Size kimin çok tehlikelidir dediğini bilemiyorum. Eğer içinde nitrat maddesi içeren ilaç kullanmıyorsanız, kardiolojik kontrollerinizi de düzenli yaptırıyorsanız PDE 5 inhibitörü ilaçları Viagra, Levitra, Cialis kullanabilirsiniz. Kardioloğunuzun da bilgisi dahilinde bu ilaçları kullanabilirsiniz. Bu konuyla ilgili yapılan birçok bilimsel araştırma, gerek hipertansiyon hastalarında gerekse akut dönemi geçmiş 3-6 ay eski enfarktüslü hastaların bu ilaçları güvenle kullanabileceğini kanıtlamıştır. Eğer bu tedaviyi tercih etmezseniz, penise yapılan enjeksiyonları deneyebilirsiniz veya penis protezi taktırabilirsiniz. Testis ile makat arası 1 Cevapla 17, Şubat, 2022 dralihatay cevapladı Merhabalar Öncelikle Geçmiş olsun; Bu normla bir durum değil. Ne olduğunu bilemeyeceğim ama ileride sıkıntısını görürsünüz. Allah'tan Sağlık, Şifa ve afiyetler dilerim. "ALLAH RAZI OLSUN" demeniz benim için yeterlidir. YAZILARIM ve MAKALELERİM Sevgili hasta ve okuyucularım Merhabalar; Önemli bulduğum konuları sizler için bir araya topladım. Bu yazılar benim tecrübe ve bilgilerim sonucu yazılmış, siz hastalarımın bilgisine sunulmuştur. Ayıca bu adresten çok faydalanacağınız kitaplarıma da ulaşabilirsiniz.

testis ile makat arası damar